Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, İsrail yönetiminin bölgeyi ateşe atan saldırgan politikalarını ve Türkiye'yi hedef alan tehditkar açıklamalarını sert bir dille eleştirdi. İsrail’in kurulduğu günden bu yana Ortadoğu’da barış ve güvenliği sistematik olarak tehdit ettiğini belirten Erdoğan, "Arz-ı Mev’ud" ideolojisine karşı Türkiye'nin geçit vermeyeceğini vurguladı.
"Türkiye'nin Güvenlik Sınırı Beyrut'tan Başlar"
Konuşmasında bölgesel güvenliğin birbirinden ayrılamayacağına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in mevcut hükümet eliyle tamamen kontrolden çıktığını ve insanlık için küresel bir tehdit haline geldiğini ifade etti. Netanyahu yönetiminin Suriye ve Lübnan’a yönelik gerçekleştirdiği saldırıların doğrudan Türkiye’nin egemenlik alanını ve güvenliğini de tehdit ettiğini belirten Erdoğan, stratejik derinliğe vurgu yaptı:
"Şunu bir defa herkesin bilmesini isterim: Suriye ve Lübnan müstakil, bağımsız iki devlettir. Ancak bu iki devlet, yani Suriye ve Lübnan, aynı zamanda Türkiye'nin sevgi ve kardeşlik coğrafyasının içinde yer alan iki devlettir. Şam ve Beyrut, İstanbul'un iki kardeş şehridir. Türkiye'nin güvenliği sadece Hatay'dan değil; Halep'ten başlar, Şam'dan başlar. Türkiye'nin güvenliği Beyrut'tan başlar.
Şimdi Akdeniz'de, özellikle de Kıbrıs Adası'nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini görüyoruz ve gelişmeleri de çok yakından takip ediyoruz."
Gazze'de İnsanlık Dışı Tecrit ve Soykırım Sürüyor
Filistin topraklarındaki işgal politikasının küresel vicdanı yaralayan bir soykırıma dönüştüğünü ifade eden Erdoğan, Gazze’de modern dünyanın gözleri önünde büyük bir trajedi yaşandığını hatırlattı. Katliamın boyutuna dair veriler paylaşan Cumhurbaşkanı, "Bugüne kadar Gazze'de 73 bin masum insan hayattan koparıldı. Bu barbarlık hem askeri saldırılarla hem de insanlık dışı tecrit ve ambargolarla sistematik bir şekilde sürdürülüyor" dedi.
Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'ta "Fitne Ateşi" Uyarısı
İsrail’in saldırganlığına paralel olarak Doğu Akdeniz ve Kıbrıs bölgesinde de tehlikeli hamlelerin yapıldığına dikkat çeken Erdoğan, bazı bölgesel aktörlerin Siyonist politikalara taşeronluk yaptığını söyledi. Kıbrıs Adası çevresinde bir fitne ateşi yakılmak istendiğini belirten Cumhurbaşkanı, Ankara’nın gelişmeleri anbean takip ettiğini vurgulayarak şu uyarıda bulundu:
“Şimdi Akdeniz'de, özellikle de Kıbrıs Adası'nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini görüyoruz ve gelişmeleri de çok yakından takip ediyoruz. İhtirasları cüsselerini fazlasıyla aşan bazı ufak tefek yapılar, İsrail'in fitne kayığına binmişler, Siyonizm'in taşeronluğunu üstlenmişler; güya Doğu Akdeniz'de birtakım ham hayallerin peşine düşmüşler. Çok açık söylüyorum: Kimse macera peşinde koşmasın. Kimse Siyonist katliam şebekesinin kuyruğuna takılmasın. Eğer Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve Kıbrıs Türkü'nün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur.”
"Kıvılcımlar Tüm Dünyayı Yakar"
İsrail'in durdurulmaması halinde krizin küresel bir felakete dönüşeceği uyarısını yineleyen Erdoğan, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan istikrarsızlığın faturasını tüm dünyanın ödediğini hatırlattı. Batılı güçlerin ve uluslararası kamuoyunun bu haydutluğa sessiz kalmaması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı, "Bu yangın büyürse kıvılcımları sadece bu bölgeyle sınırlı kalmaz, tüm dünyayı yakar. İsrail haydutluğunun ceremesini tüm insanlık çekmek zorunda kalır" diyerek sözlerini noktaladı.