Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Doha merkezli Al Jazeera Arapça kanalına verdiği özel röportajda küresel ve bölgesel gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümünde gerçekleşen mülakatta Erdoğan; Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın dünya barışı açısından stratejik bir milat olduğunu vurguladı.
Anlaşmanın NATO’nun kolektif savunmayı öngören 5. maddesiyle benzer prensiplere sahip olduğunu belirten Erdoğan, müttefik ülkelerden birine yapılacak olası bir saldırıda ortak hareket edileceğini ifade etti. Paktın genişlemeye açık olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı, arzu etmesi halinde Mısır dahil başka ülkelerin de bu ittifaka katılabileceğinin altını çizdi.
Washington Hattında F-35 Beklentisi ve İsrail Unsuru
ABD ile ilişkilerdeki en kritik başlıklardan birinin savunma sanayisi olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Washington yönetiminin F-35 programı kapsamındaki taahhütlerini hatırlattı. ABD Başkanı Donald Trump'ın bu konuda verdiği sözü yerine getirmesini beklediklerini aktaran Erdoğan, Türkiye'nin savunma kapasitesi açısından bu adımın büyük önem taşıdığını belirtti. İki ülke arasındaki ikili temaslarda İsrail’in bir taraf veya muhatap olarak yer almadığını, Türkiye'nin doğrudan ABD ile görüşmelerini sürdürdüğünü sözlerine ekledi.
Şam'a Ziyaret Sinyali ve İsrail'in Saldırgan Politikaları
Suriye'de Ahmed Şara liderliğindeki yeni yönetimle ilişkilerin olumlu bir seyirde ilerlediğini kaydeden Erdoğan, yakın bir zamanda Şam’a resmi bir ziyaret gerçekleştirmeyi planladığını açıkladı. Türkiye’nin Suriye’nin istikrarı ve bütünlüğü için üzerine düşen sorumluluğu almaya devam edeceğini ifade etti.
Bölgedeki gerilimin ana kaynağı olarak İsrail'i gösteren Erdoğan, Tel Aviv yönetiminin Gazze ve Lübnan'daki saldırgan tutumunun barış zeminini sabote ettiğini vurguladı. Hamas'ın kalıcı çözüm adına samimi adımlar attığını ancak İsrail tarafının savaşı körüklediğini belirten Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin barış yanlısı duruşunu koruduğunu, fakat ülkeye yönelik herhangi bir tehdit karşısında savaştan da çekinmeyeceğini net bir dille ifade etti.
Hürmüz Boğazı, AB İlişkileri ve İç Dinamikler
Küresel enerji akışının sekteye uğramaması adına Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin bir an önce ücretsiz ve kesintisiz şekilde açılması gerektiğini savunan Erdoğan, diplomatik temasların sürdüğünü bildirdi.
Avrupa Birliği ile ilişkilere de değinen Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin yarım asrı aşkın süredir bekletildiğini hatırlatarak, üyelik sürecinin artık Türkiye için bir birincil öncelik taşımadığını ve katılım gerçekleşmezse kaybeden tarafın Avrupa olacağını söyledi. Konuşmasının sonunda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin disiplinli yapısına ve siyasetler üstü konumuna dikkat çeken Erdoğan, ordunun birlik içinde kararlılıkla yoluna devam ettiğini vurguladı.