Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu
Meclis çalışmalarımız oldukça yoğun bir tempoda devam ediyor. Bizi buraya hak ve hukuku savunması için gönderen milletimizin iradesine sahip çıkıyoruz. Muhalefete rağmen sabırlı ve sağduyulu bir şekilde devam ediyoruz. CHP jest sosyetesinin ne milletle, ne devletle, ne de emeklilerimizle bir derdi olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Yönettiği belediyelerde işçiye maaş yerine harçlık verenlerin yolsuzluk, iş bilmezlik ve israf sebebiyle belediyeleri iflasa sürükleyenlerin show peşinde koştuklarını benim milletim gayet iyi biliyor. Aynı şekilde milletimiz bizim samimiyetimizi de gayet iyi biliyor.
Emekli maaşları
En düşük emekli aylığını 20 bin TL’ye çıkarma teklifimiz yürürlüğe girecek. Bu rakam, göreve geldiğimizde sadece 66 liraydı; dolar bazında söyleyecek olursak yalnızca 40 dolara geliyordu. Yeni düzenleme sonrasında en düşük emekli aylığı 480 dolara çıkmış olacak.
Bunları söylerken elbette tüm sorunları çözdük iddiasında değiliz. Kiralar ve hayat pahalılığı başta olmak üzere emeklilerimizin yaşadığı sıkıntıların hepsinin farkındayız. 500 bin sosyal konut projesi gibi projelerle sorunları çözmeyi hedefliyoruz. Emeklilerimiz bizim başımızın tacıdır. Emeklilerimizin taleplerine ve şikâyetlerine hiçbir zaman kulağımızı tıkamadık. Bütçe imkânlarımız el verdikçe taleplerini yerine getirmeye çalıştık. Bundan sonra da aynı hassasiyetle davranmaya devam edeceğiz. Türk ekonomisi hedeflerimize uygun büyüdükçe herkes istifade edecek. Milletçe yıllardır yaptığımız fedakârlıkların boşa gitmeyeceği bir döneme giriyoruz. Türkiye’yi sadece ekonomik değil, askeri ve diplomatik olarak da farklı bir konuma taşıyacağız. Bugüne kadar emeklilerimizi sahipsiz bırakmadık, bırakmayacağız. Çünkü biz meydanlara “emeklimize şunu vereceğiz, bunu yapacağız” deyip maaş ödemeyenlere benzemeyiz. Bizim bu işlerle siyasetimiz olmaz. Bizim ilkelerimiz var. Bizim bu ülkelerle ilgili büyük hayallerimiz var. Bizim için menzil önce Mevlanın, sonra milletin takdirindedir.
ana muhalaefet gençleri istismar ediyor!
Ana muhalefet ve yoldaşları gençleri istismar eder, eylemlerde paravan olarak kullanır; işi bitince ise peçete gibi kenara atar. Bunu Gezi olaylarında gençleri kışkırtarak yaptılar. Yarın siyasi ikballeri uğruna yine gençleri kullanmaktan hiç çekinmezler. Biz bunlara fırsat vermeyeceğiz. Bu ülkenin pırıl pırıl evlatlarını karamsarlığa sürüklemek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz.
sdg
Suriye’den İran’a, Yemen’den Kuzey Avrupa’ya uzanan geniş bir alanda dikkatle takip etmemiz gereken olaylar oluyor. Komşumuz Suriye, 8 Aralık devriminin ardından ülkede birliği sağlamak adına yoğun bir mücadele veriyor. Adına SDG denilen yapı ile bir mutabakat imzalandı. Bu mutabakata göre SDG silahlarını bırakacaktı. SDG, bu entegrasyon için belirlenen takvim içerisinde olumlu hiçbir adım atmadı. SDG adlı yapı, mutabakata uymadığı gibi işgal ettiği topraklara sivilleri nakletmeyi sürdürdü. Bunun da sebebi, SDG denilen yapının uzlaşmaz, ayak sürüyen, zamana oynayan tutumuydu.
Biz bu süreçte tüm taraflara gerekli tavsiyelerde bulunduk. Başka aktörler de devreye girdi, gerekli tavsiyeleri yaptı. Ancak SDG denilen yapının maksimalist tavrında herhangi bir değişiklik olmadı. Suriye ordusu son derece haklı bir şekilde operasyonlar düzenledi. Son bir hafta içerisinde Halep’teki mahallelerin yanı sıra Suriye ordusu tarafından illegal silahlı mensuplardan temizlendi.
Türkiye olarak en başından itibaren toprak bütünlüğü korunmuş Suriye varlığını en güçlü şekilde savunduk. Suriye Devleti’nin ve Suriye ordusunun, tüm etnik kökenlerin ve inançların yan yana yaşadığı, birleşik, tek, bağımsız bir Suriye düşüncesini komşuları ve kardeşleri olarak yürekten destekliyoruz. Gönülden tebrik ediyoruz.
Dün varılan ateşkes anlaşmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bu aşamadan sonra provokasyonlara başvurmanın intihar anlamına geleceği çok çok açıktır. Dün Mısahabin-Kamışlı sınırında yaptığı gibi şanlı bayrağımıza alçakça saldırma gibi bir netice alma imkânı kalmamıştır. Dün varılan anlaşmaya uyması gerekir. Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacağız. Bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız.
Milli Savunma ve Adalet Bakanlıklarımız gerekli tahkikatları başlatmıştır. İhmali, kusuru kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır. Suriye sahasında yaşanan tüm bu gelişmeleri yakından takip ettik. Hassas bir süreç yürütüyoruz.
Suriye’deki Kürtler bizim özbeöz kardeşlerimizdir. Suriye’deki Kürt kardeşlerimizin önceki zalim rejimde baskı altında yaşadıklarını en iyi biz biliriz. Görünenden, bilinenden daha fazlasını yaptık. Biz bu meseleye asla çıkar odaklı değil, her zaman insani bir pencereden baktık.
İlk günden beri biz Suriye’ye hep bu anlayışla yaklaştık, haklı mücadelelerin yanında olduk. Ensar bilinciyle kol kanat gerdik. Suriye’deki Kürt çocukları, Kürt gençleri terör örgütünün heva ve hevesi uğruna çatışmaya gönderildiler. Kürt halkına, inançlarına uymayan, örf ve geleneklerine uymayan bir yaşam tarzı dayatıldı. DEAŞ’lı caniler Kürt kardeşlerimizi katletti.
16 Ocak’ta açıklanan deklarasyon, Kürt kardeşlerimizi esas alan bir iradedir. Terör örgütü, Kürtlerin refahı ve huzuru yerine kanı, çatışmayı, ölmeyi ve öldürmeyi tercih etmiştir. Biz her zaman şunu ifade ettik: Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yok. Ama ülkemizin çıkarlarına zeval gelmesine de izin vermeyiz.
Terör örgütü başkadır, kürt kardeşim başkadır!
Bu yeni dönemde Araplar, Türkmenler, Hristiyanlar, Dürziler ve tüm Suriye vatandaşları refahtan payını en iyi şekilde alacaklar. Kazanan inşallah tüm Suriye halkı olacaktır. Terörün olmadığı, huzurun ve barışın egemen olacağı bir Suriye olacaktır. Suriye’deki operasyonlar bahane edilerek yalan üzerine propaganda ile tüm Kürtlerin kışkırtıldığını görüyoruz. Özellikle Türkiye’deki Kürt kardeşlerimin bu tahriklere gelmemesi gerektiğini ve sağduyuyla davranmaları gerektiğini hatırlatıyorum. Terör örgütü ayrıdır, benim Kürt kardeşlerim ayrıdır.
Kimse ister orada ister burada olsun Kürt kardeşlerim adına konuşamaz. Türkler, Araplar ve Kürtler arasına kimse giremez. Bu tahriklere gelmeyin ve sağduyuyu bırakmayın. Terörsüz Türkiye projemizde kardeşliği, muhabbeti, güvenliği ve huzuru artıracak bir gaye ile hassas bir süreçteyiz. Çeşitli sabotaj teşebbüslerine rağmen süreci buraya kadar getirdik.
Kürt kardeşlerimiz zarar göremez, izin vermeyiz!
Kardan daha aydınlık bir istikbal olacaktır. Terörün ortadan kalkmasıyla daha huzurlu çözüme kavuşacağımız zaman gelecektir. Hiç kimse endişeye kapılmasın, karamsar olmayın, tereddüt içinde olmayın. Kimsenin başka hami, dost ya da ortak aramasına gerek yok. Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak dimdik ayaktayız. AK Parti varsa, Cumhur İttifakı güçlüyse, biz Kürt kardeşlerimizin zarar görmesine asla izin vermeyiz.
unutmayın!
Unutmayın, müminler bir elin parmakları gibi, bir duvarın tuğlaları gibi kardeştir; yakındır, öyle kenetlenmiştir. Kavimlerimizden, kabilelerimizden önce bizi bir araya getiren imanımızdır; inancımızdır, peygamberimizdir, kitabımızdır, kıblemizdir.
terör dilini aramızdan çıkaracağız!
Kardeşlik meselesine vurgu yapan Erdoğan, Suriye halkı ile beraber olduğunu, yakından ilgilendiğini ve Suriye Kürtlerinin huzura kavuşması için ellerinden geleni yapacağını söyledi. Medya ve basın mensuplarına çağrı yapan Erdoğan, dikkatli ve sağduyulu olmaya dikkat çekti. Kritik günlerde olduğumuzu ve en ufak bir dikkatsizliğin ciddi sorunlara yol açacağını yineledi.
Grup toplantısını dua ile bitiren Erdoğan, Suriye halkı için birlik beraberlik çağrısı yaptı.