Yeni Birlik Gazetesi Gündem Derin dondurucudaki sır 11 yıl sonra çözüldü: Kayıp Hüseyin’in cesedi ortaya çıktı

Derin dondurucudaki sır 11 yıl sonra çözüldü: Kayıp Hüseyin’in cesedi ortaya çıktı

Yaklaşık 7 milyon verinin incelendiği soruşturmada gizemli mektuplar, 11 yıl boyunca ödenen elektrik faturaları ve ankesörlü telefon trafiği cinayetin perdesini araladı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla yürürlüğe giren “Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı” tarafından incelenen soruşturma kapsamında yaklaşık 7 milyon verinin incelendiği bildirildi. 11 yıldır derin dondurucuda saklanan Hüseyin Okumuşoğlu'na ait ceset Antalya'da yaşayan ev sahibi C.Ç.'nin kira borçlarının ödenmemesi üzerine Kırıkkale'ye gelmesiyle gün yüzüne çıktı. Çalılıöz Mahallesi'ndeki daireye çilingir yardımıyla giren ev sahibi, derin dondurucu ve buzdolabında 7 parçaya ayrılmış insan cesedi ile karşılaştı. Ekiplerin yürüttüğü DNA ve arşiv incelemeleri sonucunda, korkunç şekilde katledilen kişinin ailesi tarafından 3 Eylül 2014 tarihinde kayıp başvurusunda bulunulan Hüseyin Okumuşoğlu olduğu kesinleşti.

Yangınla Başlayan Tehdit ve Şüpheli Sinyaller

Soruşturma derinleştirildikçe cinayetin ardındaki planın aylar öncesine dayandığı ortaya çıktı. Okumuşoğlu’nun kaybolmasından yaklaşık 40 gün önce Ankara Keçiören'deki evinde çıkan yangında ayağından yaralandığı, çevresine yardım toplama bahanesiyle gelen çarşaflı kişilerce bayıltılarak 120 bin lirasının gasp edildiğini anlattığı belirlendi. Polise ilk ifadesinde sigara içerken uyuyakaldığını söyleyen Okumuşoğlu'nun bu çelişkili beyanı dikkat çekerken, HTS analizlerinde kilit şüpheli Meliha Veske’ye ait telefonun yangın saatinde olay bölgesinde sinyal verdiği saptandı.

1 Eylül 2014 tarihinde Ankara'da görevine başlayıp 16 gün izin alan ve bir şirketten beyaz renkli Nissan marka araç kiralayan Okumuşoğlu, aynı gece eşiyle yaptığı telefon görüşmesinin ardından ortadan kayboldu. Teslim edilmeyen kiralık araç ise olaydan 5,5 ay sonra Keçiören'de terk edilmiş halde bulundu.

Ev Kaybolduğu Gün Kiralandı, Derin Dondurucu Sipariş Edildi

Soruşturmanın en kritik delillerinden biri, cesedin bulunduğu dairenin zamanlaması oldu. Kayıtlar, dairenin Okumuşoğlu'nun kaybolduğu günlerde, 2 Eylül 2014'te emlakçı aracılığıyla Meliha Veske tarafından kiralandığını gösterdi. Veske'nin, Okumuşoğlu ailesiyle uzun yıllara dayanan bir geçmişi olduğu ve maktulün kaybolmadan önce kaptırdığı para ile altınları geri almak için hukûki ve bireysel girişimlerde bulunduğu tespit edildi.

Bununla birlikte, cesedin muhafaza edildiği derin dondurucunun "Betül Kaşıkçı" adına satın alınarak 6 Eylül 2014'te doğrudan bu adrese teslim ettirildiği belirlendi. Montaj için eve giden çalışanın, Meliha Veske’yi evde terli ve aceleci tavırlarla yalnız başına gördüğünü söylemesi dosyaya önemli bir delil olarak girdi.

11 Yıl Boyunca Düzenli Ödenen Elektrik Faturaları

Cesedin bozulmadan kalabilmesi için dairenin elektriğinin kesilmemesi gerektiğini fark eden ekipler, fatura hareketlerini merceğe aldı. Aboneliğin eski ev sahibi adına kayıtlı kaldığı, faturaların ise 2014 yılından bu yana düzenli olarak İ.D. tarafından internet üzerinden ödendiği anlaşıldı. İ.D., ifadesinde fatura bedellerinin Meliha Veske’nin yeğeni Yaşar Gökduman aracılığıyla kendisine ulaştırıldığını belirtti.

Ayrıca olay yerindeki masadan çıkan ve 24 saat içinde hayatının değişeceğini belirten el yazısı not ile yıllar önce teslim edilen "Aylin" başlıklı mektubun yazı karakteri kriminal incelemede benzerlik gösterdi. Dosyada, bu mektupların maktule baskı altında yazdırılmış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

7 Milyon Veri ve Cell-ID Analiziyle Çember Daraldı

Adalet Bakanlığı bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın devreye girmesiyle dosya yeniden ele alındı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan (BTK) sağlanan yaklaşık 7 milyon veri, Cell-ID yöntemiyle analiz edildi. Evin çevresindeki baz istasyonu hareketliliklerini tarayan ekipler, belirli şüphelilerin olay tarihlerinde bölgede sıkça bulunduğunu saptadı.

Soruşturma çerçevesinde cesedin parçalanma biçimi göz önünde bulundurularak bir kasabın cinayete iştirak etmiş olabileceği ihtimali araştırıldı. Meliha Veske’nin kasap T.E. ile irtibatlı olduğu ve T.E.'nin telefonunun derin dondurucunun getirildiği günlerde bölgeden sinyal verdiği tespit edildi.

"Yapanlar Öldü, Suç Ona Kalacak"

Dinlemeye takılan telefon görüşmelerinde şüpheli Meliha Veske'nin kızı S.V.'nin sarf ettiği, "Yapanlar öldü, gitti, suç ona kalacak." sözleri soruşturmanın seyrini değiştiren unsurlar arasında yer aldı. Toplam 98 kişinin bilgisine başvurulan, 43 kişinin HTS kayıtlarının didik didik edildiği soruşturmada; cinayetin planlanması, evin kiralanması, cesedin saklanması ve faturaların ödenmesi süreçlerinde ortak hareket eden şüpheliler, düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alındı.