Yeni Birlik Gazetesi Gündem Dijital vatanı koruyacak bekçiler üniversitelerde yetişiyor

Dijital vatanı koruyacak bekçiler üniversitelerde yetişiyor

YÖK’ün yapay zeka ve dijitalleşme hamlesi kapsamında hayata geçirdiği siber güvenlik programları, gençleri dijital dünyanın görünmeyen sınırlarını koruyan nitelikli uzmanlar olarak geleceğe hazırlıyor.

Küresel ölçekte ivme kazanan dijital dönüşüm; yapay zeka, büyük veri ve bulut teknolojilerini hayatın merkezine yerleştirirken, güvenlik algısını da temelden değiştiriyor. Artık ülkeler sadece karada, denizde ve havada değil, dijital uzayda da sınırlarını korumak zorunda. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından stratejik bir adımla başlatılan siber güvenlik programları, gençleri dijital dünyanın görünmez kalkanları olarak yetiştirmeyi sürdürüyor.

Fiziksel Güvenlikten Siber Savunmaya: Güvenliğin Tanımı Değişti

Dijitalleşen dünyada kurumların ve devletlerin en değerli varlığının "veri" haline geldiğini vurgulayan Gebze Teknik Üniversitesi Siber Güvenlik MYO Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Göktürk, geçmişin fiziki güvenlik anlayışının yerini tamamen siber uzayın korunmasına bıraktığını ifade ediyor.

Eskiden ticari bir sırrı ya da devlet belgesini ele geçirmek için fiziki sızmaların gerektiğini hatırlatan Göktürk, günümüzde tehditlerin tamamen dijital ortama kaydığına dikkat çekiyor. Güvenliğin gelecekteki tek adresinin siber uzay olduğunu belirten Göktürk, yapay zeka ve kuantum bilişim gibi teknolojilerin bu alanı sürekli dinamik tuttuğunu söyleyerek gençlere "yaşam boyu öğrenme" çağrısında bulunuyor. Sektördeki maaş skalasına da değinen Göktürk, siber güvenlik uzmanlarının diğer alan mezunlarına oranla ortalama yüzde 30 daha yüksek bir başlangıç maaşıyla kariyerlerine adım attıklarını altını çiziyor.

Sektörde İnsan Kaynağı Açığı Var: İş Kaygısı Yerini Kariyer Yarışına Bıraktı

Siber güvenlik alanındaki insan kaynağı ihtiyacının kısa vadede kapanmasının mümkün olmadığını belirten Ankara Üniversitesi Siber Güvenlik MYO Müdürü Murat Osmanoğlu, öğrencilerin henüz eğitim aşamasındayken ROKETSAN, HAVELSAN, TUSAŞ, TÜRKSAT ve Gelir İdaresi Başkanlığı gibi dev yapılarda staj yaptığını belirtiyor.

Tam donanımlı laboratuvarlarda verilen uygulamalı eğitimlerin meyvelerini çok hızlı verdiğini vurgulayan Osmanoğlu, mezunların istihdam kaygısı yaşamadığını, aksine sektörde devasa bir uzman açığı bulunduğunu dile getiriyor. Osmanoğlu'na göre dijital dünyayla kurulan temas arttıkça, bu alandaki yetişmiş eleman ihtiyacı katlanarak artmaya devam edecek.

Yapay Zeka Gelişse de İnsan Faktörü ve Güvenlik İhtiyacı Baki

Gazi Üniversitesi TUSAŞ Kazan MYO Bilgisayar Teknolojileri Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Kubilay Ayturan ise yapay zekanın yazılım dünyasını dönüştürdüğünü ancak güvenlik ihtiyacını hiçbir zaman ortadan kaldırmayacağını savunuyor. İnternete bağlı cihaz ve sistemlerin çoğalmasının yeni güvenlik açıklarını beraberinde getirdiğini belirten Ayturan, verilen eğitimin hem teorik hem de pratik boyutta bu açıkları kapatacak yetkinlikte olduğunu kaydetti.

Özellikle tercih aşamasındaki adaylara ve velilere seslenen Ayturan, bilişim ve siber güvenlik sektörlerinin önümüzdeki uzun yıllar boyunca istihdam üretmeyi sürdüreceğini belirterek ailelerin bu programları gönül rahatlığıyla seçebileceklerini vurguladı.

Sıra Dışı Bir Başarı Hikayesi: Mezuniyetten Hemen Sonra Dev Kadroda

Teoriden pratiğe uzanan bu eğitim modelinin başarısı mezunların kariyer yolculuklarına da yansıyor. Ankara Üniversitesi Siber Güvenlik Analistliği ve Operatörlüğü Programı’ndan mezun olan Abdullah Öz, diplomasını aldıktan kısa bir süre sonra Türkiye'nin önde gelen savunma sanayi şirketlerinden ROKETSAN'da siber güvenlik uzmanı olarak göreve başladı.

Üniversitede aldığı nitelikli eğitim ve sektörle kurulan doğrudan temasın kariyeri için bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Öz, savunma sanayisinde ülkesine hizmet etmenin gururunu yaşadığını belirtiyor.