Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya’ya gerçekleştirdiği resmi ziyaretin ardından Türk basın mensuplarıyla bir araya gelerek küresel ve bölgesel gündeme dair stratejik değerlendirmelerde bulundu. İki ülke ilişkilerinin yapıcı bir zeminde ilerlediğini belirten Fidan, Ankara’nın ev sahipliğinde 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek NATO Zirvesi’nin yanı sıra Orta Doğu, Kafkaslar ve ABD-İran nükleer müzakerelerine ilişkin kritik şifreleri paylaştı.
"Cumhurbaşkanımız Olmasa Trump Ankara’daki Zirveye Gelmezdi"
Temmuz başında Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’nin küresel siyaset açısından tarihi bir öneme sahip olduğunu belirten Bakan Fidan, özellikle ABD ve Avrupa kanatları arasındaki vizyon farklılıklarının bu toplantıda ele alınacağını işaret etti. ABD Başkanı’nın katılımı olmadan stratejik kararların alınamayacağını vurgulayan Fidan, şu dikkat çekici ifadeleri kullandı:
"Pek çok Avrupa ülkesi, toplantının Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türkiye'de yapılacak olmasının Başkan Trump'ın zirveye katılmasını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söylüyor. Cumhurbaşkanımız olmasa, Türkiye olmasa, Trump gelmeyecekti ve zaten buraya önem vermediğini fiili olarak deklare etmiş olacaktı."
ABD-İran Hattında "Uranyum" Seyreltme Masada
Washington ile Tahran arasındaki nükleer mutabakat arayışlarına da değinen Dışişleri Bakanı, tarafların prensipte anlaştığını ancak sahada uygulanması gereken çok ciddi teknik detayların bulunduğunu belirtti. Özellikle nükleer dosyadaki iki kritik noktaya dikkat çeken Fidan, İran’ın elindeki 400 kilogramlık zenginleştirilmiş uranyumun akıbeti ve moratoryumun nasıl işletileceği sorularının hala yanıt beklediğini aktardı. Sürecin, iki ülke arasındaki güven bunalımı ve İsrail'in Lübnan hamleleri nedeniyle yavaşladığını dile getiren Fidan, Türkiye'nin tarafları doğrudan diyaloga teşvik ettiğini belirtti.
Moskova ile Zorlu Konularda "Özel" Diyalog
Rusya temaslarında ikili ve bölgesel işbirliklerinin sorunsuz ilerlediğini gözlemlediğini ifade eden Fidan, Ankara ve Moskova'nın en krizli dönemlerde bile güven inşa etmeyi başaran özel bir ilişki modeline sahip olduğunu söyledi. Ukrayna krizine de değinen Fidan, Rus yetkililerin Donetsk konusundaki net duruşlarının ve mevcut pozisyonlarının değişmediğini müşahede ettiğini aktardı.
Kafkasya’da "3+3" Formülü ve Ermenistan Mesajı
Güney Kafkasya ve Orta Asya’da rekabet yerine bölgesel refah ve işbirliğinin ön plana çıkması gerektiğinin altını çizen Fidan; Türkiye, Rusya, Azerbaycan, İran, Ermenistan ve Gürcistan’ı kapsayan 3+3 Mekanizması’nın derinleştirilmesi konusunda mutabık kalındığını açıkladı. Bölgesel entegrasyonu güçlendirecek Orta Koridor projesine vurgu yapan Bakan, Ermenistan ile normalleşme sürecine dair ise Paşinyan hükümetinin attığı adımların önemine değinerek, gerekli koşullar tamamen olgunlaştığında Ankara’nın tam normalleşmeye hazır olduğunu yineledi.
"İsrail Tüm Dünyanın Güvenliğini Tehdit Ediyor"
İsrail’in Gazze ve bölgedeki saldırgan politikalarının küresel bir güvenlik ve ekonomi sorununa dönüştüğünü ifade eden Bakan Fidan, Tel Aviv yönetiminin diplomatik olarak giderek daha fazla yalnızlaştığını belirtti. Bölgedeki çatışma ikliminin Gazze dramını arka plana ittiğine işaret eden Fidan, ateşkes ve kalıcı barış için Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) da dahil olduğu yoğun bir çerçeve metin mesaisinin devam ettiğini sözlerine ekledi.