TBMM Dışişleri Komisyonu’nda milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya, KAAN’ın motor tedariki sürecinde ABD ile yaşanan pürüzlerin çözüldüğünü açıkladı. NATO Zirvesi sonrasında hız kazanan diplomasi trafiğinin olumlu sonuçlar verdiğini belirten Kulaklıkaya, milli uçağın motor satışı önünde artık herhangi bir yasal ya da bürokratik engel kalmadığını vurguladı.
KAAN Motoru Yaptırımlardan Muaf Tutuldu
Görüşmelerin perde arkasına dair önemli detaylar paylaşan Bakan Yardımcısı Kulaklıkaya, ABD’nin CAATSA kapsamındaki kısıtlamalarına açıklık getirdi. KAAN motoru gibi stratejik unsurların bu yasaklar kapsamında ayrı bir statüde değerlendirildiğini ifade eden Kulaklıkaya, sürece ilişkin şu bilgileri aktardı:
"CAATSA ile ilgili olarak Washington yönetiminin Kongre’ye yazdığı mektup sonrasında olumlu gelişmeler yaşandı. NATO Zirvesi'nin ardından ABD tarafı da bu durumu teyit etti. Netice itibarıyla, KAAN motorunun Türkiye'ye satışı hususunda önümüzde hiçbir bariyer kalmamıştır."
F-35 Sürecinde "Kongre" Kilidi: Karar Amerikan Başkanı'nda Değil
Toplantıda KAAN projesinin yanı sıra Türkiye'nin F-35 programına geri dönüş ihtimali de mercek altına alındı. F-35 sürecinin KAAN'dan tamamen bağımsız ve farklı bir hukuki zeminde ilerlediğini hatırlatan Kulaklıkaya, topu ABD Kongresi'ne attı. Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil olabilmesi için mevcut Amerikan yasalarında değişiklik yapılması gerektiğinin altını çizen Kulaklıkaya, "F-35 konusu tamamen ayrı bir prosedüre tabi. Bu noktada Amerikan Başkanı'na verilmiş tek taraflı bir yetki bulunmuyor; dolayısıyla yasal mevzuatın değişmesi şart" diyerek sürecin Washington'daki yasama organına bağlı olduğunu belirtti.
Komisyonda ayrıca bölge diplomasisi ve Gazze barış planına yönelik stratejik adımlar da ele alınırken, Türkiye'nin savunma sanayiindeki bağımsızlık hamlelerinin kararlılıkla süreceği mesajı verildi.