Avrupa’nın güvenlik mimarisi çatırdarken, Batı medyası ilk kez bu kadar net bir dille Ankara’yı işaret etmeye başladı. Fransız devlet radyosu RFI tarafından yayınlanan analiz, Avrupa’nın içine düştüğü çaresizliği gözler önüne serdi. Washington’un kıta savunmasındaki isteksiz tavrı, gözleri NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip olan Türkiye’ye çevirdi. Analizde, Avrupa’nın savunma sanayisinde Türk teknolojisine olan bağımlılığının artık "huzursuz edici ama kaçınılmaz" bir boyuta ulaştığı vurgulandı.
Kiev’den Tarihi İtiraf: Barışın Anahtarı Ankara’nın Elinde
Savaşın gölgesindeki Ukrayna’da ise rota tamamen Türkiye’ye dönmüş durumda. Kyiv Post gazetesinde yer alan çarpıcı değerlendirmelere göre; Ukrayna yönetimi, Donald Trump’ın sert ve kestirilemez yöntemlerinin aksine, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hem Putin hem de Zelenskiy ile aynı masada oturabilen "tek lider" olduğu görüşünde birleşti. Ukrayna Dışişleri Bakanı Sybiha’nın açıklamalarıyla desteklenen analizde, barışın ancak Ankara’nın arabuluculuğunda inşa edilebileceği mesajı verildi.
Brüksel Koridorlarında "Kıbrıs" Paniği: 42.7 Hamlesi
Ankara’nın artan diplomatik gücü bir yandan hayranlık uyandırırken, diğer yandan bazı çevreleri rahatsız etmeye devam ediyor. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Fransa, Avrupa Birliği’nin bugüne kadar tozlu raflarda bekleyen "karşılıklı savunma" maddesini (42.7) Türkiye’ye karşı bir kalkan olarak kullanmak için harekete geçti. Rum lider Hristodulidis’in Brüksel’de yürüttüğü yoğun kulis çalışmaları, AB’yi Türkiye’ye karşı bir "güvenlik bloku" haline getirmeyi hedefliyor.
NATO ve AB Arasında "Türkiye" İkilemi
Rum kesiminin Türkiye’yi "tehdit" olarak gösterme çabaları, Brüksel’de soğuk duş etkisi yaratmış durumda. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, her ne kadar savunma maddesini netleştirme sözü verse de, üye ülkelerin büyük çoğunluğu NATO’nun ana direği olan Türkiye ile ters düşmenin faturasından çekiniyor. Uzmanlar, Ankara’nın hem Karadeniz’deki stratejik rolü hem de savunma sanayisindeki devasa kapasitesi nedeniyle, Rum tarafının bu "baypas" hamlesinin sahada karşılık bulmasının imkansız olduğunu belirtiyor.