Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in katılımıyla gerçekleşen zirvede askeri stratejileri değiştiren adımlar atıldı.
Tesis edilen tarihi pakt; küresel barışı korumayı, müttefikler arasındaki askeri uyumu artırmayı ve ortak caydırıcılık mekanizmalarını devreye sokmayı hedefliyor. Anlaşmanın en kritik maddesi ise üye ülkelerden birine düzenlenecek her türlü askeri taarruzun, üç ülkeye birden yapılmış sayılacağını taahhüt etmesi oldu.
Dünya Manşetlerinde "Mekke Paktı" Rüzgarı
Atılan imzalar uluslararası medya kuruluşlarının manşetlerine taşındı. Amerikan ve İngiliz merkezli yayın organları, Sünni dünyasının en yetkin askeri güçlerinin tek bir bünyede toplandığına işaret etti. Küresel analizlerde, ABD’nin bölgedeki şemsiyesine dair belirsizliklerin arttığı bir evrede bu ittifakın bölgeye kendi güvenlik hattını çektiği aktarıldı. Karşılıklı savunma yükümlülüğünün yanı sıra teknoloji ve yerli savunma sanayii ortaklıklarının da hız kazanacağı ifade edildi.
Saldırganlığa Karşı Ortak Caydırıcılık Kalkanı
Tamamen savunma temelli kurgulanan iş birliği protokolünün üçüncü ülkelere doğrudan bir tehdit oluşturmadığı, aksine bölgesel barışa katkı sunmayı amaçladığı kaydedildi. İttifakın kapılarının kriterleri karşılayan diğer dost ülkelere de açık tutulduğu vurgulanırken, ortak askeri tatbikatlar ve ortak envanter projeleriyle birlikteliğin sahaya yansıtılması bekleniyor.