Türkiye'nin küresel marka değerlerinden biri haline gelen ADF, bu yıl "Yarını Kurgulamak, Belirsizlikleri Yönetmek" temasıyla 150’den fazla ülkeyi bir araya getirdi. Zirveye 20’yi aşkın devlet başkanı ve 460’tan fazla üst düzey temsilci katılarak Antalya’yı dünya diplomasisinin kalbi haline getirdi. İletişim Başkanlığı, bu tarihi zirvenin açılış konuşmasını küresel erişim için üç ana dilde yayımlama kararı aldı.
"Küresel Sistem Ahlaki ve Varoluşsal Bir Kriz İçinde"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, forumun açılışında yaptığı konuşmada mevcut uluslararası düzenin "yapısal bir çürüme" içinde olduğunu vurguladı. Özellikle Gazze’de yaşananları modern düzenin meşruiyet krizi olarak niteleyen Erdoğan, şu kritik ifadeleri kullandı:
"Mevcut sistem sadece 'güçlünün hukukunu' gözetiyor. 'Dünya beşten büyüktür' şiarıyla ifade ettiğimiz temsil açığı kapatılmadan, daha adil bir dünyanın inşası mümkün değildir."
Türkiye’den "Barışın Anahtarı" Misyonu: Kolaylaştırıcı Rol
Türkiye'nin pek çok coğrafyada arabulucu ve kolaylaştırıcı rol üstlenmeye hazır olduğunu hatırlatan Erdoğan, bölgesel krizlerde diplomasinin önemine dikkat çekti. Pakistan Başbakanı Şerif'in girişimleriyle sağlanan 15 günlük ateşkesten duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı; Ukrayna, Suriye ve Balkanlar gibi hassas bölgelerde Türkiye’nin kalıcı barış için inisiyatif alacağını vurguladı.
Avrupa ve NATO Hattında Yeni Durak: Ankara ve Antalya
Konuşmasında Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği hedefini koruduğunu ve kıtanın ayrılmaz bir parçası olduğunu hatırlatan Erdoğan, önümüzdeki dönemin takvimini de netleştirdi. Temmuz ayında Ankara’da yapılacak NATO Liderler Zirvesi ve Antalya’nın ev sahipliği yapacağı COP-31 gibi dev organizasyonlarla küresel dayanışmanın güçlendirileceği mesajını verdi.