Kurtköy Özel Ersoy Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Özlem Baysal, masa başı çalışma, hareketsizlik ve teknoloji bağımlılığının yol açtığı postür bozukluklarının, özellikle kişinin nefes almasını bile etkileyen önemli bir sorun olduğunu belirtti. Prof. Dr. Baysal, "Tedavideki en etkili yöntem duruş düzeltici egzersizlerdir. Ayrıca, telefonu göz hizasında tutmak, en basit ve etkili yöntemlerden biridir," dedi.
Günlük hayattaki hatalı alışkanlıklar ve hareketsizlik, omurga sağlığını tehdit etmeyi sürdürüyor. Postür, vücudun ayakta, otururken veya hareket halindeyken aldığı pozisyonu ifade eder. Sağlıklı bir duruş, omurganın doğal eğriliğini korumasını ve eklemlerin minimum yük altında kalmasını sağlar. Ancak yanlış alışkanlıklar, zamanla bu dengeyi bozarak çeşitli sorunlara yol açmaktadır. Toplumda en sık karşılaşılan sorunlar arasında halk arasında 'kamburluk' olarak bilinen kifoz, ergenlikte sıklaşan skolyoz, düzleşmiş bel ve teknoloji kullanımına bağlı gelişen ileri baş pozisyonu bulunmaktadır.
Postür bozuklukları, tüm omurga yapısını etkileyebilir. Prof. Dr. Baysal, "Sağlıklı bir postürde omurga, doğal eğriliğini korur, kaslar dengeli çalışır ve eklemler minimum yük altında kalır. Ancak hatalı alışkanlıklar zamanla bu dengeyi bozar," diyerek bu durumun risklerine dikkat çekti. 'Kamburluk' olarak bilinen kifoz, ergenlik döneminde sıklaşan omurganın yana eğilmesi (skolyoz), bel çukurunun azalmasıyla gelişen düzleşmiş bel ve başın öne kayması en yaygın postür bozuklukları arasında yer alıyor.
Prof. Dr. Baysal, duruş bozukluklarının temel nedenlerine de değindi. Uzun süre oturma, hareketsizlik, yanlış masa-sandalye kullanımı, kas zayıflığı, aşırı kilo ve bilinçsiz egzersiz yapmanın bu süreci tetiklediğini vurguladı. Postür bozukluğu olan kişilerde zamanla kronik boyun, sırt ve bel ağrılarının baş göstermesi yanı sıra omuzlardaki düşüklük, çabuk yorulma ve baş ağrısına yol açabileceğini belirtti. Bu durum, nefes alma kapasitesinde azalmaya da yol açabiliyor. Dolayısıyla, sorun sadece estetik kaygılarla sınırlı değil, aynı zamanda yaşam kalitesi üzerine ciddi etkileri olan bir meseledir.
Postür bozukluklarının çoğu, ameliyatsız tedavi yöntemleriyle düzeltilebilmektedir. Prof. Dr. Özlem Baysal, tedavi sürecinin aşamalarını şöyle açıkladı: "Fizik tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinde manuel terapi, elektroterapi ve kas gevşetici uygulamalarla amacımız öncelikle kas dengesini sağlamak ve hastanın ağrısını azaltmaktır. Tedavideki en etkili yöntem ise duruş düzeltici egzersizlerdir. Sırt kaslarının güçlendirilmesi, core (karın-sırt bölgesi) egzersizleri ve göğüs kası germe hareketleri düzenli yapıldığında postür belirgin şekilde düzelir. Ayrıca, pilates ve fonksiyonel egzersizler omurga stabilizasyonunu artırarak tedavi sürecine katkı sağlar. Çalışma ortamında bilgisayar ekranının göz hizasında olması ve bel destekli sandalye kullanımı gibi ergonomik düzenlemeler de büyük önem taşımaktadır. Korse kullanımı ise, sadece doktor kontrolünde ve özellikle skolyoz vakalarında tercih edilmektedir."
Tedavi süresinin, kişinin egzersiz disiplinine bağlı olarak değiştiğini ifade eden Prof. Dr. Baysal, "Hafif vakalarda 4-6 haftada düzelme sağlanabilirken, orta düzeydeki vakalar 2-3 ay, ileri vakalar ise 6 ay ve üzeri bir zaman alabilir. Gün içerisinde sık sık pozisyon değiştirmek, her 30-40 dakikada bir ayağa kalkmak ve telefonu göz hizasında tutmak, postür bozukluklarını önlemede en basit ama etkili adımlardır. Kifoz ve skolyoz gibi durumlarda erken tedavi, rahatsızlığın ilerlemesini durdurma açısından kritik önem taşır," ifadelerini kullandı.

KURTKÖY ÖZEL ERSOY HASTANESİ FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON UZMANI PROF. DR. ÖZLEM BAYSAL