Yeni Birlik Gazetesi Gündem “Epstein adasındaki Türk çocuk” iddiası doğru mu, görüntülerin aslı ne? Resmi açıklama geldi mi?

“Epstein adasındaki Türk çocuk” iddiası doğru mu, görüntülerin aslı ne? Resmi açıklama geldi mi?

Jeffrey Epstein dosyalarının yeniden gündeme gelmesiyle birlikte sosyal medyada hızla yayılan bir video, kamuoyunda büyük tepkiye yol açtı. Görüntüler “Epstein adasında işkence gören Türk çocuk” iddiasıyla paylaşılırken, kısa sürede binlerce kullanıcı tarafından dolaşıma sokuldu. Ancak Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan gelen resmi açıklama, iddianın gerçeği yansıtmadığını net biçimde ortaya koydu. Yetkililer, söz konusu videonun Epstein dosyalarıyla ve Türkiye ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığını vurguladı.

Jeffrey Epstein dosyalarının yeniden gündeme gelmesiyle birlikte sosyal medyada hızla yayılan bir video, kamuoyunda büyük tepkiye yol açtı. Görüntüler “Epstein adasında işkence gören Türk çocuk” iddiasıyla paylaşılırken, kısa sürede binlerce kullanıcı tarafından dolaşıma sokuldu. Ancak Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan gelen resmi açıklama, iddianın gerçeği yansıtmadığını net biçimde ortaya koydu. Yetkililer, söz konusu videonun Epstein dosyalarıyla ve Türkiye ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığını vurguladı.

Epstein adası iddiası nasıl ortaya çıktı?

ABD’li milyarder Jeffrey Epstein hakkında kamuoyuna açıklanan yeni belgelerin ardından, sosyal medyada eski bazı görüntüler yeniden paylaşılmaya başlandı. Bu görüntülerden biri, bir çocuğun şiddete maruz kaldığı anları içeriyordu. Video, bazı hesaplar tarafından “işkence gören Türk çocuk ‘özür dilerim Arthur’ diyor” ifadeleriyle servis edildi ve Epstein adasıyla ilişkilendirildi.

Paylaşımlarda, görüntülerin Epstein’in adasında yaşanan olaylara ait olduğu öne sürülürken, iddia kısa sürede infial yarattı. Konu, özellikle Türkiye’de geniş yankı uyandırdı ve çok sayıda kullanıcıdan tepki geldi.

Dezenformasyonla mücadele merkezinden net açıklama

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, hızla yayılan iddialar üzerine resmi bir açıklama yaptı. Açıklamada, videonun Ocak 2021 tarihinde Brezilya basınına yansıyan eski bir olaya ait olduğu belirtildi.

Merkez tarafından yapılan değerlendirmede şu ifadelere yer verildi: Görüntüler, Brezilya’nın Mato Grosso do Sul eyaletinde yaşanan bir aile içi şiddet vakasına aittir. Olayda, bir babanın çocuğuna şiddet uyguladığı, çocuğun da Portekizce konuştuğunun tespit edildiği bilgisi Brezilya basınında yer almıştır. Bu görüntülerin Türkiye ile veya Türk bir çocukla herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır.

Görüntüler Epstein dosyalarıyla bağlantılı mı?

Resmi açıklamalara göre, sosyal medyada dolaşıma sokulan video ile Jeffrey Epstein, Epstein adası ya da açıklanan yeni Epstein belgeleri arasında hiçbir bağ bulunmuyor. Görüntülerin, Epstein dosyalarının gündeme gelmesinin ardından bağlamından koparılarak yeniden servis edildiği vurgulandı.

Yetkililer, söz konusu videonun daha önce de benzer iddialarla paylaşıldığını ve o dönem de Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından yalanlandığını hatırlattı. Buna rağmen, aynı içeriğin tekrar gündeme getirilmesi kasıtlı bir dezenformasyon girişimi olarak değerlendirildi.

Sosyal medyada yayılan yanlış bilgiye dikkat çağrısı

İletişim Başkanlığı açıklamasında, kamuoyunun hassasiyetini istismar eden bu tür paylaşımlara karşı dikkatli olunması gerektiği vurgulandı. Eski ve doğruluğu teyit edilmemiş görüntülerin, güncel olaylarla ilişkilendirilerek servis edilmesinin toplumsal infiale yol açabileceği belirtildi.

Yetkililer, özellikle çocukları konu alan içeriklerde paylaşımların daha büyük bir sorumlulukla ele alınması gerektiğini ifade etti. Resmi kaynaklar dışında yapılan yorum ve iddialara itibar edilmemesi çağrısında bulunuldu.

Epstein belgeleri neden yeniden gündemde?

Jeffrey Epstein, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamalarıyla yargılanırken 2019 yılında cezaevinde ölü bulunmuştu. Son dönemde kamuoyuna açıklanan yeni belgeler, Epstein ile bağlantılı kişi ve çevrelere dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Bu süreçte, sosyal medyada birçok eski görüntü ve iddia, Epstein dosyalarıyla ilişkilendirilerek yeniden dolaşıma sokuldu. Uzmanlar, bu tür dönemlerde yanlış bilginin hızla yayılabildiğine dikkat çekiyor.

Resmi kaynaklar neden önemli?

Yaşanan olay, sosyal medyada paylaşılan her içeriğin doğru kabul edilmemesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Uzmanlar, özellikle hassas ve duygusal içeriklerde resmi açıklamalar ve güvenilir kaynaklar dikkate alınmadan yapılan paylaşımların, hem bireyleri hem de toplumu yanıltabileceğini belirtiyor.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın açıklamasıyla birlikte, “Epstein adasındaki Türk çocuk” iddiasının gerçeği yansıtmadığı netleşmiş oldu. Yetkililer, kamuoyunun bu tür dezenformasyon girişimlerine karşı daha dikkatli ve bilinçli davranmasının önemine vurgu yaptı.