Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Al Jazeera televizyonundan Zeynelabidin Tevfik’e verdiği özel mülakatta, Orta Doğu’nun içinden geçtiği ateş çemberini değerlendirdi. ABD-İsrail-İran üçgenindeki gerilime değinen Fidan, şu anki sükunetin aldatıcı olabileceği uyarısında bulundu. Fidan, "Şu anda savaşın bitmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Ateşkes dönemi içerisindeyiz ama bu durum savaşın geri dönmeyeceği manasına gelmiyor" ifadelerini kullanarak, diplomatik zeminin hala ne kadar kaygan olduğunu hatırlattı.
"Bölge Başkalarının Mesih Bekleme Alanı Değil"
Bölge dışı aktörlerin ve fanatik grupların dini referanslarla yürüttüğü politikalara sert tepki gösteren Bakan Fidan, Orta Doğu'nun bir "deney sahası" olarak görülmesine karşı çıktı. Müslüman ülkelerin kendi kaderlerini tayin etmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, "Bizim bölgemiz bir laboratuvar değil; başkalarının fantezilerini geliştireceği ya da kendi mesihlerini bulacağı bir yer değil. Burası Müslümanlara ait topraklardır" dedi.
Hürmüz Boğazı Krizinde Türkiye’nin Rolü
Küresel enerji piyasalarını kilitleyen Hürmüz Boğazı'ndaki düğüm hakkında konuşan Fidan, Türkiye'nin çözüm için aktif rol üstlenmeye hazır olduğunu belirtti. Boğazın bir "savaş aracı" olarak kullanılmasının dünyaya maliyetinin ağır olduğunu söyleyen Bakan, "Müzakereler neticesinde mayın temizlemek gibi ilave desteklere ihtiyaç duyulursa, Türkiye elindeki tüm kapasiteyi kullanmaya hazırdır" diyerek Ankara’nın çözümdeki stratejik ağırlığını ortaya koydu.
"Hegemon Güçlerden Medet Umma Dönemi Kapandı"
Bölge ülkelerinin son 30 yıldaki acı tecrübelerden ders çıkardığını ifade eden Fidan, artık dış müdahalelerin çözüm getirmediğinin anlaşıldığını söyledi. "Hegemondan bize bir fayda yok" diyen Fidan; Suudi Arabistan, Katar, Mısır ve Pakistan gibi ülkelerle yürütülen eşgüdümün önemine değindi. Bakan, bölgedeki istikrarın anahtarının; sınır güvenliği, egemenliğe saygı ve ortak ekonomik platformlardan geçtiğini vurguladı.
Gazze’de Sessiz Soykırım: "Dikkatler Başka Yere Kaymasın"
İsrail’in Gazze’deki ihlallerine de değinen Hakan Fidan, bölgesel savaş riskinin Filistin davasını gölgelememesi gerektiği konusunda uyardı. Ateşkes sürecine rağmen İsrail’in sivil katliamlarına ve insani yardım engellerine devam ettiğini belirten Fidan, "İnsanlığın sınıfta kaldığı bu karanlık yerden çıkmanın yolu, kötü de işlese bir barış sürecini ayakta tutmaktır" diyerek uluslararası kamuoyunu göreve çağırdı.