Bakan Fidan, Doha’daki görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze, Beyrut, Batı Şeria ve Suriye’deki tavrını sert bir dille eleştirdi. Bu yayılmacı politikanın mülteci krizini derinleştirdiğini ve sayısız insanın hayatına mal olduğunu belirten Fidan, "İsrail yayılmacılığı bölgemizde birinci derece istikrar ve güvenlik sorunu olmaya devam ediyor" dedi. İsrail’i "odadaki fil" olarak tanımlayan Bakan, dünya kamuoyunun bu politikalara karşı daha fazla tepki göstereceğine inandığını ifade etti.
Hürmüz Boğazı "Silah" Olarak Kullanılmamalı
Görüşmenin en stratejik maddelerinden biri de Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer emniyetiydi. Boğazın kapalı olmasının dünya ekonomisi ve enerji güvenliği üzerinde devasa bir baskı oluşturduğunu kaydeden Fidan, "Hürmüz Boğazı'nın bir silah olarak kullanılmaması bölge istikrarı kadar dünya ekonomisi için de fevkalade önemli" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin, geçiş emniyetinin sağlanması ve barışçıl çözümler için her türlü çabayı desteklediği mesajı verildi.
İran-ABD Hattında Pakistan’ın Rolüne Destek
Bölgesel dayanışmanın önemine değinen Fidan; Suudi Arabistan, BAE ve Kuveyt ile sürdürülen temaslara dikkat çekti. Özellikle İran ile ABD arasındaki müzakere sürecinde Pakistan’ın üstlendiği kolaylaştırıcı rolü desteklediklerini belirten Bakan, "Savaşa geri dönülmemesini istiyoruz. Savaş kesinlikle bir çözüm değil; bütün dünyaya yıkım getirir" uyarısında bulundu. Tarafların niyetinin savaşın durması yönünde olduğunu ancak asıl problemin bu niyetin kağıda dökülme sürecindeki önceliklendirme olduğunu vurguladı.
Türkiye ve Katar: Proje Odaklı Sarsılmaz Kardeşlik
İki ülke arasındaki ilişkilerin "örnek teşkil edecek nitelikte" olduğunu söyleyen Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Katar Emiri Şeyh Temim’in ortaya koyduğu liderliğin bu samimi dostluğu perçinlediğini belirtti. Türkiye ve Katar’ın bölgesel krizleri sönümlendirmek adına arabuluculuk faaliyetlerinde birlikte çalışmaya ve sonuç odaklı projeler üretmeye devam edeceği bir kez daha teyit edildi.