Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın operasyonla Suriye-Lübnan sınırından Türkiye’ye getirdiği Önder Sığırcıkoğlu hakkındaki soruşturmayı tamamladı. Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan ve Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, sanığın devletin gizli kalması gereken kritik bilgilerini yabancı servislere nasıl aktardığı gözler önüne serildi.
Özgür Suriye Ordusu Komutanlarına Hain Tuzak
İddianamedeki detaylara göre Sığırcıkoğlu’nun ihanet geçmişi Suriye iç savaşının ilk dönemlerine uzanıyor. 1993 yılında MİT bünyesinde göreve başlayan ve 2012'ye kadar kurumda çalışan sanık, iç savaşın patlak vermesinin ardından Hatay’ın Yayladağı ilçesindeki sığınmacı kamplarında görevlendirildi.
Buradaki görevinin sunduğu nüfuz ve kolaylığı kötüye kullanan Sığırcıkoğlu, geçmiş dönemden tanıdığı Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) komutanları Yarbay Hüseyin Harmoush ve Binbaşı Mustafa Kassum'un kaçırılarak Esed rejimine teslim edilmesi eylemini planladı ve bizzat hayata geçirdi.
Yol İznini Fırsat Bilip Suriye’ye Kaçtı
2014 yılında Osmaniye Açık Ceza İnfaz Kurumu’na nakli sırasında kendisine verilen 10 saatlik yol iznini firar etmek için kullanan Sığırcıkoğlu, yasa dışı yollarla Suriye’ye kaçtı. Sınırda Esed rejimi istihbaratı tarafından karşılanan sanık, 2014-2024 yılları arasında rejim unsurlarının kendisine sağladığı imkanlarla Suriye’nin çeşitli bölgelerinde yaşadı. Bu 10 yıllık süreçte, Türkiye Cumhuriyeti'nin güvenliği açısından hayati önem taşıyan sığınmacı bilgilerini, kurum içi çalışmaları ve gizli MİT raporlarını Esed rejimi ve Rusya istihbarat servislerine (FSB) aktararak istihbarat elemanı olarak faaliyet yürüttü.
Gizli Kameralı Kalemle İstihbarat Toplamış
Sığırcıkoğlu’nun ajanlık faaliyetleri esnasında başvurduğu yöntemler de iddianamede tek tek yer aldı. Sanığın, Suriyeli bir aşiret lideriyle gerçekleştirdiği kritik görüşmeyi, ses ve görüntü kaydı yapabilen özel bir kalem vasıtasıyla kayda alarak Suriye istihbaratına ulaştırdığı saptandı. Ayrıca rejime olan bağlılığını kanıtlamak adına bir gazeteciye röportaj veren Sığırcıkoğlu’nun, bu görüşmede bazı aktif MİT personelinin isimlerini ve deşifre edici bilgilerini paylaşarak Türkiye aleyhine kara propaganda yürüttüğü belirlendi. Sanığın bu süreçte THKP-C/Acilciler terör örgütü elebaşı Mihraç Ural ve Reyhanlı katliamı faili Yusuf Nazik ile koordineli hareket ettiği de tespitler arasında yer aldı.
Rejim Çökünce Kaçacak Yer Bulamadı
Suriye’de Aralık 2024 itibarıyla Esed rejiminin devrilmesi, Sığırcıkoğlu için de sonun başlangıcı oldu. Himayesindeki rejimin çökmesiyle paniğe kapılan sanık, önce Lübnan’a, oradan da Rusya’ya kaçtı. Bir süre Rusya’da saklandıktan sonra yeniden Lübnan’a dönen firari casus, Suriye-Lübnan sınır hattında MİT’in gerçekleştirdiği nokta operasyonla kıskıvrak yakalanarak Türkiye’ye getirildi.
Müebbet Hapis ve Duruşmalara 'Gizlilik' Talebi
Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanacak olan Önder Sığırcıkoğlu hakkında, "devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal casusluk amacıyla temin etme" ve "devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama" suçlarından müebbet ve 35 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Savcılık, dosyada yer alan bilgilerin "devlet sırrı" niteliği taşıması nedeniyle, yargılama sürecindeki duruşmaların kapalı oturumlarla gerçekleştirilmesini talep etti.