Yeni Birlik Gazetesi Gündem Forex ağındaki dolandırıcılık soruşturmasında İsrail bağlantısı ve elden para trafiği ortaya çıktı

Forex ağındaki dolandırıcılık soruşturmasında İsrail bağlantısı ve elden para trafiği ortaya çıktı

İstanbul'daki uluslararası forex şebekesine yönelik soruşturmada şüphelilerin ifadeleri, fiilî yönetimin İsrailli isimlerde olduğunu ve milyonlarca liralık elden para trafiğini gün yüzüne çıkardı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen uluslararası forex yapılanmasına yönelik soruşturmada yeni ayrıntılar belirlendi.  

Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde alınan şüpheli ifadeleri; örgüt yapılanması, elden ödenen maaşlar, gizli yönetim kadrosu ve uluslararası dolandırıcılık ağının çalışma yöntemlerini ortaya koydu.

Şirketin resmiyetteki sahipleri ile fiilî yöneticileri farklı

Soruşturma dosyasında yer alan şüpheli beyanlarına göre, FACTO isimli şirketin resmî kayıtlarındaki yönetim ile fiilî kontrolü elinde bulunduran isimlerin tamamen farklı olduğu tespit edildi. İfadelerde, şirketin kâğıt üzerindeki imza yetkilisinin İlhami İçingir olduğu, ancak fiilî yönetimin İsrailli Amıt YGAL ile Maksym Verzılov, STASS NESS ve "Tural" kod isimli kişiler tarafından yürütüldü aktarıldı. İsrail bağlantısının yalnızca bu firmayla sınırlı kalmadığı, Robert İlker Hason ve Karolin Hason gibi isimlerin de farklı dönemlerde kurulan çağrı merkezlerinin yönetiminde yer aldığı kaydedildi.

Dosyadaki veriler, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) izni bulunmayan ve yurt dışı merkezli görünen merdiven altı forex firmalarının Türkiye'de yarattığı mağduriyetleri yeniden gündeme taşıdı. SPK verilerine göre, Türkiye'de yerleşik yatırımcıların kaldıraçlı işlem yapabilmesi için yetkili aracı kurumlar nezdinde hesap açması ve minimum 50 bin TL veya muadili döviz tutarında başlangıç teminatı yatırması yasal bir zorunluluk oluşturuyor. Bu şartları taşımayan ve yurt dışı lisans vaadiyle arama yapan kurumlara aktarılan sermayenin ise hukuki korumadan yoksun kaldığı vurgulanıyor.

Polis baskını sonrası çalışan sayısı düşürüldü

Şüpheli beyanları ve adli bilişim incelemelerine giren WhatsApp yazışmaları, 10 Mart 2026 tarihinde benzer bir çağrı merkezine yapılan polis operasyonunun ardından yönetimde büyük bir panik yaşandığını gösterdi. Operasyon haberinin ardından personelin işe gelişi birkaç gün durdurulurken, yaklaşık 650 kişiden oluşan çalışan sayısı 400 seviyesine kadar düşürüldü. Yazışmalara yansıyan detaylarda, personelin olası bir baskında polise ne söyleneceği yönünde avukatlardan bilgi almaya çalıştığı ve bazı çalışanların eşyalarını toplayarak ofisleri terk ettiği belirlendi. Sürecin ardından şirketin isim değiştirerek Park Plaza'ya taşındığı da ifadelere yansıdı.

Nakit paralar kasayla getirildi, Türkçe konuşmak kısıtlandı

Şirketteki finansal trafiğe ilişkin detaylarda, fiilî patron Amıt YGAL'ın özel şoförünün araçla ve kasalar içinde yüklü miktarda nakit para getirdiği, personel maaşlarının banka yerine elden dağıtıldığı beyan edildi. Şirket bünyesinde mutfak alanı dışında Türkçe konuşmanın kısıtlandığı, yurt dışındaki yatırımcıların hedeflendiği aktarıldı.

Avrupa ve Asya'daki yatırımcılar hedeflendi

Şebekenin Almanya, İsviçre, İsveç, Avustralya, Singapur, Filipinler ve Dubai gibi geniş bir coğrafyadaki kişileri aradığı kayıtlara geçti. Potansiyel mağdurlara ait kişisel verilerin Ukrayna ve çeşitli ülkelerdeki şirketlerden satın alınarak CRM sistemlerine yüklendiği belirlendi. Sistem üzerinden otomatik arama yapan personelin, ikna ettikleri yatırım miktarına göre bonus aldığı ve bu ödemelerin bir kısmının kripto varlıklar ile soğuk cüzdanlar üzerinden yapıldığı tespit edildi. Yapılan dijital incelemelerde, personelin dil gruplarına göre ayrıldığı ve aylık 300 bin doları aşan "net yatırım" tablolarının tutulduğu belgelendi.

Soruşturma kapsamında, mağdur edilen bir yabancı yatırımcının 200 bin avroluk parasının sistem içinde sıfırlandığı ve duruma müdahale etmek isteyen bir çalışanın yönetim tarafından tehdit edildiği anlatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, MASAK raporları ve dijital materyaller doğrultusunda finansal trafiğin izini sürmeye devam ediyor.