Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Kliniği tarafından gerçekleştirilen çalışma, mide kanserinin öncüsü kabul edilen intestinal metaplazi üzerinde umut veren sonuçlar ortaya koydu. Araştırmada, bağırsak antiseptiği olarak bilinen rifaksimin etken maddesinin, bu lezyonu geriletmede etkili olduğu saptandı. Uzmanlar, bu çalışmanın dünya tıp literatüründe, farmakolojik olarak intestinal metaplazinin geriletildiğini gösteren ilk bilimsel araştırma olduğunu belirtiyor.
Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Gökhan Aydın, intestinal metaplazinin mide kanseri gelişiminin en önemli prekanseröz lezyonlarından biri olduğunu ifade ederek, daha önce bu lezyonu doğrudan gerilettiği kanıtlanmış bir tedavi yönteminin bulunmadığını vurguladı. Dr. Aydın, "İntestinal metaplazi, mide kanserinin öncüsü kabul edilmektedir. Daha önce hastalara yalnızca risk faktörlerinin ortadan kaldırılmasına yönelik önerilerde bulunuluyordu," dedi.
Çalışmanın temelini oluşturan rifaksiminin etkilerini araştıran Dr. Aydın, endoskopi uygulanan ve rifaksimin tedavisi almış hastaların kayıtlarını geriye dönük analiz ettiklerini belirtti. Patoloji sonuçlarının değerlendirilmesiyle intestinal metaplazinin anlamlı düzeyde gerileme gösterdiği belirlendi.
Gastroenteroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Cumhur Dülger, bu çalışmanın bilimsel açıdan önemli bir boşluğu doldurduğunu vurgulayarak, "Bu, ekonomik açıdan dünya literatüründe intestinal metaplaziyi gerilettiği kanıtlanan ilk çalışmadır," ifadelerini kullandı. Dülger ayrıca, mide kanserinin ani bir hastalık olmadığını, belirli biyolojik evrelerden geçerek geliştiğini belirtti.
İntestinal metaplazinin dünya genelindeki yaygınlığına dikkat çeken Dülger, bu durumun yaklaşık 500 ila 600 milyon yetişkini etkilediğini söyledi. Türkiye'de ise mide biyopsilerinde intestinal metaplazi görülme oranı yüzde 7 ila 15 arasında değişiyor. Erken tanı ve tedavi yöntemlerinin büyük önem taşıdığı vurgulandı.
Yürütülen çalışmada, rifaksiminin altı aylık aralıklı tedavi ile intestinal metaplaziyi geriletebildiğini gösterdiklerini ifade eden Dülger, araştırmanın Avrupa'nın önde gelen bilimsel dergilerinden birinde yayımlanarak dünya tıp literatürüne kazandırıldığını belirtti.

GASTROENTEROLOJİ UZMANI DR. GÖKHAN AYDIN
