Barselona’dan "2026 Bahar Misyonu" parolasıyla demir alan ve Sicilya katılımıyla dev bir insani yardım gücüne dönüşen Küresel Sumud Filosu, Girit yakınlarında İsrail donanmasının hedefi oldu. 29 Nisan akşamı başlayan müdahalede, İsrail askerleri uluslararası deniz hukukunu hiçe sayarak sivil yardım teknelerini abluka altına aldı. Çok sayıda teknenin dünyayla iletişimi kesilirken, 31 Türk aktivistin de içinde bulunduğu filodan gelen ilk bilgiler durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor.
“2 Metrelik Devasa Drone’lar Üzerimizdeydi”
Müdahalenin yaşandığı anlarda güvertede bulunan Türk aktivist Ömer Aslan, İsrail’in psikolojik ve teknik baskısını şu sözlerle özetledi: "Beklenmedik kadar erken bir saldırıyla karşılaştık. Gece yarısı üzerimizde 2 metre büyüklüğünde devasa drone’lar belirdi. Saatlerce bizi gölge gibi takip ettiler. Onlarca küçük drone ve alçak uçuş yapan helikopterlerle tam bir kuşatma altındaydık. Amaçları korku iklimi yaratmaktı."
Dijital Karartma ve Telsiz Tehditleri
İsrail donanmasının operasyon stratejisinde ilk hedef, filonun dünyayla bağını koparmak oldu. Aslan, Starlink terminallerinin, navigasyon sistemlerinin ve internet erişiminin hedef alındığını belirtti: "İletişimimizi kesmek için her yolu denediler. Yelkenli gemilerimize kırmızı lazer ışıkları tutarak taciz ettiler. Telsizlerden sürekli 'Geldiğiniz yere dönün' şeklinde tehdit mesajları yağdırdılar. Bazı botlarımızla irtibatımız koptu ancak kaptanlarımız profesyonelce manevralarına devam ediyor."
Şiddete Karşı Pasif Direniş: “Gücümüz Vicdanımız”
Yaşanan hukuksuzluğa rağmen filonun temel stratejisinden taviz vermediklerini vurgulayan Aslan, mücadelenin rengini şu sözlerle çizdi: "Bu ne siyasi ne de dini bir eylem; bu tamamen insani bir çığlıktır. Biz şiddetsiz eylem eğitimi aldık. Onlar silahla, lazerle gelse de biz vicdanın gücüyle ilerliyoruz. Dünyanın her yerinden, her dilden ve dinden insan burada tek bir amaç için toplandı: Gazze’deki adaletsizliğe dur demek. Motivasyonumuz tam, Allah’ın izniyle o ablukayı kıracağız!"