Türkiye'nin yıllardır kanayan yarası olan ve 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden hiçbir iz bulunamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku dosyasında, adaletin yerini bulması adına milat sayılabilecek bir gelişme yaşanıyor. Hakkında Interpol tarafından kırmızı bülten çıkarılan ve bir süredir firari olan başşüpheli Umut Altaş, ABD'de sevk edildiği adli makamların karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Gözaltında tutulduğu Pennsylvania'daki Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) merkezinden 30 Haziran Salı günü yerel saatle 09.00'da duruşmaya uzaktan bağlantıyla katılacak olan Altaş'ın, yargı sürecini sarsacak bir teklifte bulunduğu öğrenildi.
Hücrede Gelen İtiraf: "Bedeninin Bulunduğu Yeri Göstereceğim"
Haber ajanslarına yansıyan bilgilere göre, ABD'de tutuklu bulunan Altaş'ı hücrede ziyaret eden bir avukat, firari şüphelinin Türkiye'ye iade edilmeye sıcak baktığını açıkladı. Ağır hücre koşullarında kalan Altaş'ın, Türkiye’ye dönmek istediğini belirterek, "Beni Türkiye'ye iade edin. Orada savcıyla görüşüp, Gülistan'ın cansız bedeninin tam olarak nerede olduğunu bizzat göstereceğim" şeklinde konuştuğu aktarıldı. Salı günü yapılacak ilk duruşmada, şüphelinin bu iade talebini ve itiraf niteliğindeki bu iddiasını resmiyete döküp dökmeyeceği merakla bekleniyor. Mahkemeden çıkacak karar, Gülistan Doku soruşturmasının seyrini kökten değiştirebilir.
ABD’de de Suç Makinesi Çıktı: Ortak Operasyonla Yakalanmıştı
Dosyanın geçmişine bakıldığında, Türkiye'de yürütülen geniş çaplı soruşturma kapsamında bugüne kadar gözaltına alınan 15 şüpheliden 12'si demir parmaklıklar arkasına gönderilirken, 3 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. İzini kaybettiren tek isim olan Umut Altaş ise ABD Polis Teşkilatı (USMS), Interpol Washington ve İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi'nin (HSI) ortaklaşa yürüttüğü titiz bir takibin ardından 22 Mayıs'ta New York'ta yakalanmıştı.
Öte yandan Altaş’ın sadece Türkiye’deki suç dosyasıyla değil, Amerika’da karıştığı adli olaylarla da başının dertte olduğu ortaya çıktı. Firari şüphelinin 1 Aralık 2025'te ABD'de "sahte kimlik kullanımı", "tutuklamaya direnme", "kasten yaralama", "kamu görevini engelleme" ve "fiziksel taciz" gibi çok sayıda ağır suçlamayla adli işlem gördüğü ve bu davalarının da sürdüğü belirtildi. Salı günkü duruşma, hem ABD'deki suçları hem de Türkiye'deki Gülistan Doku davasının karanlık noktalarını aydınlatmak adına tarihi bir eşik olacak.