Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan ve o günden bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında kritik bir eşik aşılmak üzere. HSK 2024 Haziran kararnamesiyle göreve başlayan Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu'nun talimatıyla kurulan özel ekip, dosyayı cinayet şüphesiyle yeniden açarak 7 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Operasyon kapsamında, aralarında Doku'nun erkek arkadaşı Zeynel A.'nın da bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alındı.
Soruşturmada dijital verilerin imhası iddiası
Ankara'da gözaltına alınan ve işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen ihraç polis memuru Gökhan Ertok, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ertok'un savcılık ifadesinde dile getirdiği iddialar, soruşturmanın seyrini değiştirecek nitelikte. Eski polis memuru, Gülistan Doku'ya ait SIM kartın kendisine teslim edildiğini ve kart içerisindeki verilerin silinmesi yönünde talimat aldığını ileri sürdü.
Hukuki süreç ve kayıp dosyalarındaki dijital delil güvenliği
Gülistan Doku vakasında yaşanan bu gelişme, Türk Ceza Kanunu'nun "Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" başlıklı 281. maddesini yeniden gündeme getirdi. Hukuk uzmanlarına göre, kamu görevlileri tarafından işlenen delil karartma suçları, yargılamanın seyrini doğrudan etkilediği için ağırlaştırılmış hapis cezası yaptırımıyla karşı karşıya. 2026 yılındaki güncel yargı pratiklerinde, dijital materyallerin imhasına yönelik itiraflar, soruşturmaların "kasten öldürme" şüphesiyle derinleştirilmesinde en somut veri olarak kabul ediliyor.
Özel ekibin titizlikle yürüttüğü çalışmalar neticesinde, gözaltına alınan diğer şüphelilerin ifade işlemleri ve dijital materyaller üzerindeki incelemeler devam eediyor. Gülistan Doku’nun akıbetine dair gizemini koruyan noktaların, bu yeni tanıklıklar ve teknik analizlerle aydınlatılması hedefleniyor.