Tunceli’de 5 Ocak 2020’de kaybolan ve akıbeti yılan hikayesine dönen Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında, yargı süreci en kritik aşamasına ulaştı.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın dosyayı cinayet şüphesiyle yeniden açmasının ardından yürütülen 7 ildeki eş zamanlı operasyonlar, devletin en üst kademelerine kadar uzandı. Soruşturma kapsamında, dönemin Tunceli Valisi ve İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişi Tuncay Sonel, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Elazığ’da gözaltına alındı.
Suç delillerini yok etme ve gizleme suçlaması
Gözaltı kararı, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın elde edilen yeni deliller ışığında hazırladığı raporun ardından geldi. Erzurum Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yakalanan Sonel’e, Türk Ceza Kanunu’nun 281. maddesinde düzenlenen "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlaması yöneltildi. Sonel’in yanı sıra oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeynel A. ve bazı emniyet mensuplarının da aralarında bulunduğu 13 şüpheli hakkında gözaltı kararı uygulandı. İçişleri Bakanlığı tarafından mülkiye müfettişi görevlendirilirken, Tuncay Sonel’in de görevden uzaklaştırılarak açığa alındığı bildirildi.
Hastane kayıtlarının silindiği iddiası derinleşiyor
Soruşturmadaki en çarpıcı detaylardan biri, Gülistan Doku’ya ait hastane kayıtlarının ve POLNET verilerinin sistemsel olarak silindiği iddiası oldu. Başsavcılık, Doku'nun kaybolduğu tarihlerde hastane girişine dair kayıtların 7-9 Ocak 2020 tarihleri arasında kimler tarafından silindiğinin araştırılması için uzman bir ekip görevlendirdi. Sağlık Bakanlığı da bu iddialar üzerine müfettiş görevlendirerek idari soruşturma başlattı. Eski polis memuru Gökhan Ertok’un savcılıkta verdiği ifadede, Doku’ya ait SIM kartın kendisine Vali Sonel’in yakın koruması tarafından verildiğini iddia etmesi, "delil karartma" şüphelerini daha da güçlendirdi.
Yargı sürecinde kamu görevlilerinin sorumluluğu
Gülistan Doku davası, kamu görevlilerinin yargılanması ve delil güvenliği açısından Türkiye hukuk sisteminde önemli bir emsal teşkil etmeye aday görünüyor. 2026 yılı itibarıyla güncellenen "Yargı Reformu Strateji Belgesi" uyarınca, kamu otoritesini kullanarak delillere müdahale ettiği öne sürülen üst düzey bürokratlar hakkında soruşturma izinleri daha hızlı verilmekte ve dosyalar "toplu olarak işlenen suç" kapsamında ele alınmaktadır. Erzurum’da ifade işlemleri devam eden Sonel’in, 24 saatlik gözaltı süresinin ardından adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.
Doku ailesinin yıllardır dile getirdiği "olayın örtbas edildiği" iddiaları, özel ekibin titiz çalışmasıyla somut bulgulara dönüşürken; Elazığ, Erzurum ve Tunceli hattındaki adli süreç Türkiye kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.