Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kırgızistan Dışişleri Bakanı Ceenbek Kulubayev ile Ankara'da gerçekleştirdiği ikili görüşmenin ardından kameraların karşısına geçti.
İki ülke liderinin daha önce belirlediği stratejik hedeflerin sahadaki yansımalarını masaya yatırdıklarını belirten Fidan, bakanlıklar arasında 2028 yılını kapsayan kapsamlı bir iş birliği protokolüne imza attıklarını duyurdu.
Ticarette Yeni Rotanın Adı: 5 Milyar Dolar
İki ülke arasındaki ekonomik entegrasyonun derinleştiğine dikkat çeken Bakan Fidan, Kırgızistan’da aktif olarak faaliyet gösteren 350 Türk firmasının yeni yatırımlara odaklandığını vurguladı. Cumhurbaşkanları düzeyinde konulan 5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmak için kararlı bir takvimin işlediğini belirten Fidan; enerjiden kültüre, savunma sanayisinden konsolosluk ilişkilerine kadar çok geniş bir yelpazede ortak projelerin hız kesmeden devam edeceğini ifade etti.

Küresel Krizler Karşısında "Orta Koridor" Vurgusu
Son dönemde bölgede yaşanan uluslararası krizlerin lojistik ve tedarik zincirlerinin güvenliğini yeniden gündeme getirdiğini hatırlatan Fidan, Orta Koridor’un önemine dikkat çekti. İran merkezli son gelişmelerin, kesintisiz kargo ulaşımı ve stratejik malzeme iletiminde bu hattın ne denli vazgeçilmez olduğunu kanıtladığını söyleyen Bakan Fidan, ulaşım hatlarının etkin kullanımı için Bişkek yönetimiyle ortak bir vizyon paylaştıklarını belirtti. Savunma sanayisi iş birliği ve terör örgütlerine karşı yürütülen ortak mücadelenin de bu güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu sözlerine ekledi.
Diplomaside Ortak Refleks: KKTC ve Gazze Başlıkları
Görüşmenin bölgesel ve küresel boyutunda ise Türk dünyasının entegrasyonu ve insani krizler ön plandaydı. Kıbrıs Türklerine uygulanan haksız tecrit ve kısıtlamaların kaldırılması noktasında Kırgızistan ile eş güdüm içinde hareket ettiklerini kaydeden Fidan, küresel vicdanı yaralayan Gazze, Filistin, Lübnan ve Suriye’deki gelişmeleri de yakından takip ettiklerini belirtti. Türkiye’nin temel önceliğinin çatışmaların bir an önce durması ve kalıcı, kapsamlı bir barış zemininin inşa edilmesi olduğunun altı çizildi.