Yeni Birlik Gazetesi Gündem Hatay depreminde Beliz Aydın’a üşümesin diye montunu veren Emekli Albay Raşit Çelik nasıl ortaya çıktı?

Hatay depreminde Beliz Aydın’a üşümesin diye montunu veren Emekli Albay Raşit Çelik nasıl ortaya çıktı?

6 Şubat depremlerinin en ağır yıkımı yaşattığı Hatay’da, insanlığın ve dayanışmanın simgesi hâline gelen bir hikâye yıllar sonra yeniden gündeme geldi. Hatay depreminde üşümesin diye montunu veren Albay’ın kim olduğu merak edilirken, o montu üç yıl boyunca saklayan Beliz Aydın ile emanetin sahibi Emekli Albay Raşit Çelik ilk kez bir araya geldi. Gözyaşlarının hâkim olduğu buluşma, deprem felaketinin hafızalarda bıraktığı derin izleri bir kez daha hatırlattı.

Hatay depreminde montunu veren Albay’ın hikâyesi nasıl başladı?

Hatay depreminde binlerce bina yıkıldı, on binlerce insan hayatını kaybetti. Antakya’da depreme yakalanan 19 yaşındaki Beliz Aydın için ise felaket, bir gecede tüm hayatını değiştirdi. Annesi Betül Günyaşar enkazdan çıkarıldıktan sonra kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirirken, ağabeyi Abdurrahman Aydın ise depremden ağır yaralı olarak kurtuldu ve iki bacağı ampute edildi.

Depremin 13. saatinde enkaz başında yaşanan o anlarda, Beliz Aydın soğuk, karanlık ve belirsizlik içinde tek başınaydı. İşte tam o sırada, Hatay depreminde üşümesin diye montunu veren Albay devreye girdi. Genç kızın titrediğini fark eden asker, üzerindeki montu Beliz’e verdi. O mont, yalnızca soğuktan koruyan bir parça değil, aynı zamanda güven ve umut duygusunun da simgesi oldu.

Beliz Aydın montu neden üç yıl boyunca sakladı?

Beliz Aydın, Hatay depreminde montunu veren Albay’ın kendisine bıraktığı emaneti bir gün geri vereceğini düşünerek sakladı. O anlarda yaşadığı korku ve yalnızlık hissinin, verilen montla bir nebze olsun azaldığını dile getiren Beliz, bu davranışı hiç unutmadı. Mont, onun için hem annesini kaybettiği günün acı hatırası hem de devletin ve insanlığın yanında olduğunun bir göstergesiydi.

Genç kız, yıllar boyunca montun sahibini aradı. Kimi zaman umutlandı, kimi zaman vazgeçti ancak o emanet hep saklı kaldı. Beliz Aydın, montu geri verebilmek ve teşekkür edebilmek için bir gün mutlaka o askere ulaşacağına inandı.

Emekli Albay Raşit Çelik kimdir, montun sahibi nasıl ortaya çıktı?

Hatay depreminde montunu veren Albay’ın kimliği, aradan geçen üç yılın ardından netlik kazandı. O gün Beliz Aydın’a montunu veren kişinin Emekli Albay Raşit Çelik olduğu ortaya çıktı. Çelik, Beliz’e ulaşarak görüntülü görüşme yaptı ve yıllardır hafızalardan silinmeyen o anları anlattı.

Emekli Albay Raşit Çelik, deprem günü Beliz’i enkaz alanında yalnız gördüğünü ve bu nedenle montunu verdiğini ifade etti. “Yalnızlık hissetmesin diye montu verdim ve tekrar almaya geleceğimi söyledim” diyen Çelik, o gün yaşananların kendisi için de unutulmaz olduğunu vurguladı. Karanlık, soğuk ve kaotik ortamda askerler olarak ellerinden geleni yapmaya çalıştıklarını dile getirdi.

“O mont benim değil, milletimizin montuydu” sözleri dikkat çekti

Emekli Albay Raşit Çelik, Beliz Aydın ile yaptığı görüşmede montun kendisine ait olmadığını özellikle vurguladı. Depremin ilk gününde Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına Hatay’da görev yaptıklarını belirten Çelik, “O mont devletimizin, milletimizin montuydu. Asıl sahibi milletimizdir” dedi.

Çelik, montun Beliz Aydın’da kalmasını istediğini ifade ederek, bunun devletin vatandaşının yanında olduğunun bir hatırası olarak görülmesini arzuladığını söyledi. Bu sözler, Hatay depreminde montunu veren Albay’ın davranışının sadece bireysel bir yardım değil, kurumsal bir dayanışmanın sembolü olduğunu ortaya koydu.

Beliz Aydın: “O mont beni gerçekten güvende hissettirdi”

Beliz Aydın ise Emekli Albay Raşit Çelik’i yıllar sonra görmekten duyduğu mutluluğu dile getirdi. O gün mont sayesinde kendisini yalnız hissetmediğini söyleyen Beliz, “O mont beni gerçekten güvende hissettirdi” ifadelerini kullandı. Montu hâlâ sakladığını belirten genç kız, yaşadığı acıya rağmen bu hatıranın kendisine güç verdiğini söyledi.

Hatay depreminde montunu veren Albay ile Beliz Aydın’ın buluşması, deprem felaketinin unutulmayan hikâyeleri arasında yerini aldı. Emekli Albay Raşit Çelik’in sözleri ve Beliz Aydın’ın duyguları, felaket günlerinde yapılan küçük bir iyiliğin yıllar sonra bile nasıl büyük bir anlam taşıdığını bir kez daha gözler önüne serdi.