Türkiye’nin COP31 ev sahipliği süreci kapsamında Hatay’da düzenlenen “Türkiye’nin COP31’e Giden Yolu: Dirençli Şehirler” programı, ikinci gününde gerçekleştirilen Bakanlar Toplantısı ile tamamlandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un başkanlık ettiği toplantıda, iklim değişikliğiyle mücadelede şehirlerin dayanıklılığını artıracak stratejik adımlar ve uluslararası iş birliği olanakları ele alındı. Toplantıya BM-HABITAT İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach, BM Türkiye Mukim Koordinatörü Babatunde A. Ahonsi ve çok sayıda ülkenin çevre bakanları ile temsilcileri katılım sağladı.
COP31 Eylem Gündemi: 4 Temel Stratejik Öncelik
Bakan Murat Kurum, toplantının açılış konuşmasında COP31 Eylem Gündemi'nin en kritik başlıklarından biri olan "Dirençli Şehirler" kapsamındaki 4 temel yaklaşımı paylaştı. Bu stratejilerin ilki, binaların tüm yaşam döngüsü boyunca emisyonların azaltılması olarak belirlendi. Kurum, bu alanda 2030 yılına kadar yıllık yaklaşık 1 trilyon dolarlık yatırım ihtiyacı bulunduğuna dikkat çekti.
İkinci öncelik olarak yeşil bina ve yerleşim sertifikasyon sistemlerinin yaygınlaştırılması vurgulandı. Küresel ölçekte 120 milyon metrik ton karbon emisyonunun önlenmesine katkı sağlayan bu sistemlerin mevcut durumunun yetersiz olduğu ve daha geniş bir kapsama ulaştırılması gerektiği ifade edildi. Üçüncü madde olan finansman mekanizmaları başlığında ise kentsel iklim finansmanının yüzde 69’unun yerel kaynaklardan sağlandığı, uluslararası finansman payının ise yüzde 2 seviyesinde kaldığı verisi paylaşılarak daha kapsayıcı modellerin gerekliliği üzerinde duruldu. Dördüncü öncelik olarak sunulan dirençli altyapı ve bina standartları ile enerji tüketiminin yüzde 50’ye kadar düşürülebileceği belirtildi.
Küresel Ölçekte Rehber: Hatay Deklarasyonu
Toplantı sonucunda açıklanacak olan Hatay Deklarasyonu’nun, COP31 sürecinde şehirlerin dayanıklılığı noktasında dünya genelinde yön belirleyici bir belge olacağı açıklandı. Bakan Kurum, belirlenen önceliklerin sadece ulusal hedefler değil, COP sürecinin ertelenemez gereklilikleri olduğunu ifade etti. "Artık mesele niyet değil uygulamadır, söz değil sonuçtur" diyen Kurum, şehirlerin geleceğin krizlerine karşı bugünden hazırlanması gerektiğini vurguladı. Hatay’ın yaşadığı deprem felaketinin ardından yeniden ayağa kalkma iradesinin, uluslararası düzeyde bir referans kaynağı oluşturduğu belirtildi.
Uluslararası Temsilcilerden Hatay Modelini Takdir
Toplantıya katılan yabancı bakanlar ve uluslararası kuruluş temsilcileri, Hatay’da yürütülen yeniden inşa çalışmalarını ve kentsel toparlanma modelini değerlendirdi. BM Türkiye Mukim Koordinatörü Babatunde A. Ahonsi, Hatay’ın entegre ve kapsayıcı kentsel toparlanma konusunda küresel bir simge haline geldiğini belirterek, bu modelin Antalya’daki COP31 eylemlerine dahil edilmesi gerektiğini söyledi.
Arnavutluk Çevre Bakan Yardımcısı Genti Gazheli, iki yıl gibi kısa bir sürede gerçekleştirilen çalışmaları "mucize" olarak nitelendirerek, bu başarının başka ülkelerde imkansız olabileceğini ifade etti. Gambiya Çevre Bakanı Rohey John Manjang Türkiye’den çok şey öğrendiklerini dile getirirken, BM Afet Riskini Azaltma Ofisi Başkan Yardımcısı Sebastien Penzini, Hatay’daki çalışmaların sadece yeniden inşayı değil, sürdürülebilir bir geleceğin inşasını temsil ettiğini kaydetti.