Küresel ticaretin can damarı Hürmüz Boğazı, İran’ın gövde gösterisine sahne oldu. Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) tarafından yapılan acil durum açıklamasında, üç farklı ticari geminin İran güçleri tarafından saldırıya uğradığı teyit edildi. Liberya bayraklı bir konteyner gemisi, Umman açıklarında seyrettiği sırada İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (IRGC) ait hücumbotların hedefi oldu. Gemi kaptanının verdiği bilgilere göre, önce taciz edilen gemiye ardından doğrudan ateş açıldı. Saldırı sonucu gemide maddi hasar meydana gelirken, mürettebatın yara almadan kurtulduğu öğrenildi.
Telsiz Bağlantısı Kesildi, Operasyon Başladı
Yunanistan merkezli şirket tarafından işletilen Epaminondas isimli gemiyle ilgili çarpıcı detaylar ortaya çıktı. Olay öncesinde herhangi bir telsiz uyarısı yapılmadığı ve gemiye başlangıçta boğazdan geçiş izni verildiği bildirildi. Ancak kısa süre sonra operasyonun rengi değişti. UKMTO, İran’ın batı kıyılarında Panama bayraklı ve BAE merkezli Euphoria ile yine Panama bayraklı Francesca isimli gemilere de ateş açıldığını duyurdu. Yoğun ateş altında kalan gemilerde can kaybı yaşanmaması "mucize" olarak nitelendirildi.
Tahran’dan "Siyonist Bağlantı" İddiasıyla El Koyma Kararı
Saldırıların ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu’ndan beklenen resmi açıklama geldi. İran tarafı, MSC-Francesca ve Epaminondas isimli iki gemiye el konulduğunu ve gemilerin İran limanlarına çekildiğini doğruladı. Yapılan açıklamada, gemilerin deniz güvenliği sistemlerini manipüle ettiği ve gerekli izinleri almadan rotasından saptığı iddia edildi. Özellikle MSC-Francesca’nın "Siyonist rejim" (İsrail) ile bağlantılı olduğu vurgulanarak, operasyonun hukuki bir müdahale olduğu savunuldu.
Misilleme Çıkmazı: Hürmüz’de Abluka Devrede
Yaşanan bu hareketlilik, bölgedeki jeopolitik gerilimin son halkası olarak görülüyor. İran, daha önce ABD ve İsrail’in kendisine yönelik gerçekleştirdiği bombalama eylemleri ile ABD’nin İran limanlarına uyguladığı ağır ablukaya karşı misilleme yapacağını ilan etmişti. Hürmüz Boğazı’nı stratejik bir koz olarak kullanan Tahran yönetimi, boğaz trafiğini kısıtlayarak uluslararası aktörlere gözdağı vermeye devam ediyor. Bölgedeki deniz güvenliği kaynakları, benzer müdahalelerin artabileceği konusunda denizcilik şirketlerini uyarıyor.