ABD istihbaratı, Hürmüz Boğazı’nda en az 12 adet sualtı mayınının tespit edildiğini öne sürdü. ABD basınında yer alan ve adı açıklanmayan üst düzey yetkililere dayandırılan haberlerde, söz konusu mayınların İran yapımı olduğu belirtildi. İddialara göre, tespit edilen mayınlar Maham 3 ve Maham 7 tipi olarak tanımlandı.
Bu mayınların, küresel enerji ticareti açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı’nda bulunduğu ifade edildi.
Mayınların Teknik Özellikleri
Haberlere göre Maham 3 tipi mayın, manyetik ve akustik sensörler aracılığıyla fiziksel temas gerektirmeden yakınındaki cisimleri algılayabiliyor. Demirleme tipi bir deniz mayını olarak tanımlanan bu sistemin, çevresindeki hareketleri sensörler üzerinden tespit ettiği belirtildi.
Maham 7 tipi mayın ise “yapışkan mayın” olarak biliniyor. İlk kez 2015 yılında bir silah fuarında tanıtıldığı ifade edilen bu sistemin, deniz tabanına yerleştirildiği ve yüksek patlayıcı özellik taşıdığı aktarıldı. Akustik ve üç eksenli manyetik sensör kombinasyonu kullanan mayının, çevresindeki gemileri algılayabildiği kaydedildi.
İran’dan İddialara Yanıt
İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Hatemül Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü Albay İbrahim Zülfikari, söz konusu iddiaları reddetti. Zülfikari, Umman Denizi ile Hürmüz Boğazı’nın kontrol altında olduğunu belirterek, Basra Körfezi’ne mayın döşemeye ihtiyaç duyulmadığını ifade etti.
Açıklamada ayrıca, gerekli görülmesi halinde farklı imkanların kullanılabileceği belirtildi.
Geçişler İçin Koordinasyon Vurgusu
İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, savaş dışı ülkelerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerinin İran ile koordinasyon çerçevesinde mümkün olabileceği ifade edildi. Açıklamada, bölgede oluşabilecek güvenlik risklerine dikkat çekildi.
Aynı açıklamada, bölgede kalıcı güvenliğin sağlanabilmesi için askeri saldırıların sonlandırılması gerektiği belirtildi.
Hürmüz Boğazı’nın Stratejik Önemi
Basra Körfezi’ni Umman Denizi’ne bağlayan Hürmüz Boğazı, yaklaşık 33 kilometre genişliğe sahip olup dünya deniz ticareti açısından kritik bir geçiş noktası olarak öne çıkıyor. Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz taşımacılığının önemli bir bölümü bu güzergâh üzerinden gerçekleştiriliyor.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin 2025 verilerine göre, boğazdan günlük 20 milyon varilin üzerinde ham petrol ve petrol ürünü geçişi yapılıyor. Bu miktarın, dünya sıvı petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sine karşılık geldiği ifade ediliyor. Uluslararası Enerji Ajansı verileri de küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin bu hat üzerinden gerçekleştiğini ortaya koyuyor.
Bölgedeki Gelişmeler ve Deniz Trafiği
İran ile ABD arasında devam eden süreçte bölgede yaşanan gelişmelerin ardından Hürmüz Boğazı’nda ticari gemi geçişlerinin fiilen etkilendiği bildirildi. İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun VHF radyo yayınlarıyla gemilere geçiş uyarıları yaptığı aktarıldı.
Avrupa Birliği’nin Aspides deniz misyonu yetkilileri, bu mesajların İran kaynaklı olduğunu doğruladı. İngiliz Deniz Ticaret Operasyonları ise resmi bir kapanma bildirimi yapılmadığını açıkladı.
Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, boğazın tamamen kapatılmasına yönelik bir karar bulunmadığını ifade etti. Buna karşın İran Silahlı Kuvvetleri’nin Umman açıklarında bir petrol tankerine müdahalede bulunduğu ve geminin hasar aldığı bilgisi paylaşıldı.
Küresel deniz trafiğini izleyen MarineTraffic verilerine göre, boğazdaki tanker trafiğinde yüzde 40 ile 70 arasında azalma yaşandı. Çok sayıda tankerin demirlediği, rota değiştirdiği veya açık sularda beklediği bildirildi. Uluslararası sigorta şirketlerinin ise risk artışı nedeniyle poliçe düzenlemelerinde değişikliğe gittiği aktarıldı.