Yeni Birlik Gazetesi Gündem Hürmüz krizine demiryolu çözümü: Türkiye ve Suudi Arabistan’dan tarihî hamle!

Hürmüz krizine demiryolu çözümü: Türkiye ve Suudi Arabistan’dan tarihî hamle!

Türkiye ve Suudi Arabistan liderlerinin talimatıyla hayata geçirilen dev demiryolu projesi, Hürmüz Boğazı'ndaki jeopolitik krizlere karasal bir alternatif sunarak küresel ticaretin rotasını değiştiriyor.

Küresel lojistik hatlarındaki kırılganlıklar ve Körfez bölgesinde tırmanan jeopolitik riskler, dünyayı yeni ve daha güvenli alternatif rotalar arayışına itiyor. Bu kapsamda Türkiye ve Suudi Arabistan, ezber bozacak bir hamleye imza atarak Tarihî Hicaz Demiryolu vizyonunu modern çağın gereksinimleriyle yeniden inşa etmek için kolları sıvadı. Riyad’da atılan tarihî imzaların ardından Al Jazeera’ya özel bir röportaj veren Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, projenin sadece ticari bir hat değil, bölgedeki jeopolitik dengeleri kökten değiştirecek stratejik bir koridor olduğunu vurguladı.

Küresel Krizlere Karşı Karasal Kalkan: Hürmüz Boğazı Devre Dışı Kalıyor

Son dönemde Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi’nde yaşanan gerilimler, deniz yolu taşımacılığının sürdürülebilirliğini ciddi şekilde tehdit ediyor. Türkiye ve Suudi Arabistan’ın başrolde olduğu bu yeni demiryolu projesi, özellikle petrol ve doğalgaz gibi stratejik ürünlerin riskli deniz hatlarına girmeden, güvenli bir karayolu ve demiryolu entegrasyonuyla doğrudan Avrupa’ya taşınmasını hedefliyor.

Bakan Uraloğlu, dünyada hiçbir ülkenin tek başına kendine yetemeyeceğini ve alternatif rotaların oluşturulmasının artık bir lüks değil zorunluluk olduğunu ifade etti. Projenin hızı ve işlevselliğiyle, çok modlu taşımacılık (deniz-kara-deniz) içeren IMEC gibi diğer alternatif projeleri geride bırakacağını belirten Uraloğlu, Londra’dan Riyad’a uzanan kesintisiz bir ticaret ağının kurulacağını müjdeledi.

Suriye ve Ürdün Hattındaki 400 Kilometrelik Kritik Eşik

Projenin teknik detaylarına ilişkin bilgiler paylaşan Bakan Uraloğlu, Suudi Arabistan’ın kendi sınırları içerisindeki hattı Ürdün sınırına kadar büyük oranda tamamladığını, Türkiye’nin ise güney sınırındaki altyapısının hazır olduğunu belirtti. Projenin önündeki en büyük lojistik sınama ise Suriye ve Ürdün arasındaki yaklaşık 400 kilometrelik eksik ve tahrip olmuş hat olarak öne çıkıyor.

Suriye’deki iç savaş döneminde ciddi zarar gören Halep-Türkiye arasındaki yaklaşık 110 kilometrelik hattın onarımı için 100-110 milyon dolarlık bir kaynağa ihtiyaç duyulduğunu belirten Uraloğlu, saha tespit çalışmalarının birkaç ay içinde tamamlanacağını söyledi. Türk müteahhitlerinin hızı ve dinamizmiyle projenin finansman modelinin yıl sonuna kadar netleşmesi, hattın ise 3 ila 4 yıl içinde tamamen işler hâle getirilmesi planlanıyor.

Genişleme Planı hazır: Katar, BAE ve Kuveyt de Sisteme Dahil Oluyor

İlk aşamada Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye ve Türkiye aksında ilerleyen mega proje, uzun vadede tüm Körfez Bölgesi’ni saracak şekilde tasarlandı. Bakan Uraloğlu, ilerleyen süreçte Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman’ın da bu dev ağa entegre edilmesinin planlandığını açıkladı. Projenin Umman üzerinden açık denizlere açılmasıyla birlikte, Uzak Doğu’dan gelen küresel yükler de Arap Yarımadası üzerinden aktarılarak en kısa sürede Avrupa pazarlarına ulaştırılabilecek.

Demir Ağlardan Kültürel Bağlara: Kutsal Topraklara Tren Yolculuğu

Proje, ticari ve ekonomik faydalarının yanı sıra çok güçlü bir sosyo-kültürel misyon da üstleniyor. Bakan Uraloğlu, hattın sadece yük ve petrol taşımacılığı için kullanılmayacağını; hac ve umre ibadetini gerçekleştirecek yolcular ile turistik seyahat severler için de benzersiz bir alternatif olacağını ifade etti. Tarihî Hicaz Demiryolu’nun turistik ve nostaljik bir değer olarak korunacağını belirten Bakan, yeni hattın ise tamamen modern standartlarda inşa edileceğini dile getirdi.

Türkiye Altyapıda Küresel Ligde: "Geleceğe Hazırız"

Türkiye’nin ulaştırma altyapısına son yıllarda gerçekleştirdiği 355 milyar dolarlık devasa yatırımlara dikkat çeken Bakan Uraloğlu, ülke genelinde 4 bin 464 kilometrelik hızlı tren hattının inşaatının sürdüğünü ve bunun 3 bin kilometresinin önümüzdeki iki yıl içinde tamamlanacağını belirtti. Uraloğlu, küresel krizlerin ve pandemilerin paranın bile çaresiz kaldığı durumlar yarattığını hatırlatarak, doğru zamanda yapılan stratejik yatırımların Türkiye’yi bölgesel bir lojistik süper güç hâline getirdiğini sözlerine ekledi.