Tahran-Washington Hattında Gizli Diplomasi: Aracı Pakistan
İran Dışişleri Bakanı Abbas Araçi’nin Rusya ziyareti öncesi yürüttüğü Pakistan temasları, diplomasi trafiğinde vites yükseltti. İran medyasının "acil" koduyla duyurduğu gelişmeye göre, heyetteki bazı kilit isimlerin istişare için apar topar Tahran’a dönmesi, yeni bir yol haritasının çizildiğini kanıtlıyor. Masadaki temel strateji ise oldukça net: Karmaşık nükleer pazarlıklardan önce bölgedeki ateş çemberini soğutacak bir "çerçeve anlaşma".
Deniz Ablukası ve Hürmüz Boğazı: Pazarlığın İki Kırmızı Çizgisi
Wall Street Journal (WSJ) tarafından gün yüzüne çıkarılan bilgilere göre İran, Trump yönetimine iki maddelik somut bir teklif sundu. Tahran, nükleer detaylara boğulmak yerine "mikro bir uzlaşı" ile nefes almayı hedefliyor. Pazarlığın merkezinde, Hürmüz Boğazı'ndaki askeri gerilimin düşürülmesi karşılığında İran üzerindeki deniz ablukasının tamamen sonlandırılması yer alıyor.
Pezeşkiyan’dan Net Mesaj: "Kuşatma Altında Müzakere Olmaz"
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile yaptığı kritik telefon görüşmesinde Washington’a kapıları kapatmadı ama sert bir şart koydu. Pezeşkiyan, ABD’nin deniz ve saha kısıtlamalarının "güven inşasına" balta vurduğunu belirterek şunları söyledi:
"İran, baskı ve kuşatma altında kendisine dayatılan hiçbir müzakereye girmeyecektir. Eğer çözüm isteniyorsa, önce operasyonel engeller kaldırılmalı."
CENTCOM Devrede: Basra Körfezi’nde 37 Gemi Geri Döndürüldü
Diplomasi trafiği sürerken sahada namlular hala sıcak. CENTCOM, İran limanlarına yönelik abluka kapsamında şimdiye kadar 37 geminin geri çevrildiğini duyurdu. Özellikle "gölge filo" olarak adlandırılan ve enerji sevkiyatı yapan gemiler, Umman Denizi'nde ABD donanması tarafından durdurularak geri gönderiliyor. Bölgede 10 binden fazla asker ve onlarca savaş gemisiyle sürdürülen bu "sıkıştırma stratejisi", İran ekonomisini doğrudan hedef alıyor.
Nükleer Dosyada 20 Yıl Çıkmazı: "Zenginleştirmeden Vazgeçmeyiz"
Trump yönetiminin nükleer tesisleri hedef alan saldırıları sonrası güven bunalımı derinleşirken, Washington’un "nükleer faaliyetleri 20 yıl askıya alma" şartı Tahran’da karşılık bulmuyor. İran’ın Hindistan Büyükelçisi Fatali, nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanımı konusunda taviz vermeyeceklerini vurgulayarak, bu konunun İran’ın "egemenlik hakkı" olduğunun altını çizdi.