İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetimine yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın 101’inci oturumu Silivri’de tamamlandı. Toplamda 436 sanığın yargılandığı dosyayı inceleyen mahkeme heyeti, tutukluluk durumlarına dair ara kararını kamuoyuyla paylaştı.
Yargılama sonucunda Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü Ümit Polat, İBB Kentsel Ekolojik Sistemler Şube Müdürü Nilgün Cendek, mühendis Tolga Kılıç, İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Gecek, Ağaç AŞ Genel Müdür Yardımcısı Aytekin Karaarslan, Ağaç AŞ personeli Fatih Temur ve Güney Cebeci Şirketi Genel Müdürü Adem Başer’in tahliye edilmesine hükmedildi. Ancak serbest bırakılan isimler arasında yer alan Melih Geçek’in, farklı bir soruşturma kapsamında tutuklu bulunması sebebiyle cezaevinden çıkamayacağı öğrenildi.
Ekrem İmamoğlu ve diğer tutuklu yargılanan isimlerin tutukluluk halinin sürmesine karar veren mahkeme, bir sonraki duruşma tarihini 2 Kasım olarak belirledi. Son kararlarla birlikte davadaki tutuklu sanık sayısı 46’ya düştü.
Mahkeme Salonunda Çapraz Sorgu Maratonu
Duruşma gününde Ekrem İmamoğlu’nun çapraz sorgusu da gerçekleştirildi. Duruşma savcısı, sorguya Cebeci Maden Sahası konusundaki iddialarla başladı ve baz sinyali çakışmalarından Bodrum'daki görüşmelere kadar çeşitli hususları gündeme getirdi. İddialara yanıt veren İmamoğlu, iletişim kayıtlarıyla ilgili teknik detayların muhatabının ilgili kurumlar ve bakanlık olduğunu belirterek, kimseden gizli bir görüşme yürütmediğini ifade etti.
Cebeci bölgesindeki kamulaştırma süreçlerine de değinen İmamoğlu, geçmişte kuruma yüksek maliyetli kamulaştırma yükleri çıkarılmak istendiğini, durumu inceledikten sonra kamunun zarara uğratılmasını engellemeye çalıştıklarını dile getirdi. Söz konusu alandaki yetki dağılımına dikkat çeken İmamoğlu, İBB'nin doğrudan yetkili olmadığını savunarak iddiaları reddetti.
Gayrimenkul ve Fon İddialarına Yanıt
Sorgunun devamında belediye çevresindeki isimlerin mal varlığı artışları, taşınmaz alımları ve şirket devirlerine ilişkin sorular yöneltildi. İddia edilen para akışları ve imar süreçleriyle bağlantılı sorulara tepki gösteren İmamoğlu, adı geçen şahısların ticari faaliyetlerinin şahsi sorumluluklarında olduğunu, ticari ortaklıklarının bulunmadığını belirtti.
İddianamede yer alan gayrimenkul devirleri ve nakit ödeme iddialarının tamamen asılsız olduğunu vurgulayan İmamoğlu, tüm alışverişlerin belgeli, senetli ve yasal çerçevede yapıldığını dile getirdi.
Taşınmaz Alımları ve Parti Binası Süreci
CHP İl Binasının satın alımı ve kamuoyuna yansıyan görüntülerle ilgili soruları da yanıtlayan İmamoğlu, söz konusu sürecin bağış kampanyası kapsamında yürütüldüğünü, basına yansıyan hususların çarpıtıldığını ve konunun suç gelirlerini aklama ile bir ilgisinin bulunmadığını savundu.
Şişli'deki ruhsat süreçleri ve İSTAÇ bünyesindeki ihalelere müdahale edildiği yönündeki beyanlara ilişkin ise İmamoğlu, kurum içinde usulsüz bir işleyişe izin verilmediğini, öne sürülen iddiaların yalnızca birtakım soyut beyanlardan ibaret olduğunu söyledi.
Hazırlanan iddianamede İmamoğlu hakkında farklı suçlamalardan uzun süreli hapis cezaları talep ediliyor. Yargılama süreci 2 Kasım'da yapılacak duruşmayla devam edecek.