Gazze’deki gelişmeleri aktarmak üzere bölgede bulunan CNN Türk muhabiri Emrah Çakmak ve kameraman Halil Kahraman’ın, İsrail’de canlı yayın sırasında gözaltına alındığı bildirildi. Olayın ardından Türkiye’den art arda açıklamalar geldi.
Yaşanan gelişme, basın özgürlüğü ve sahada görev yapan gazetecilerin güvenliği açısından tartışma başlattı.
İletişim Başkanı Duran: Girişimleri yapıyoruz
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türk gazetecilerin durumunu yakından takip ettiklerini belirtti.
Duran açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“İsrail'in hakikati gizlemek için basına yönelik saldırılarından biri ile daha karşı karşıyayız. CNN Türk muhabiri Emrah Çakmak ve kameraman Halil Kahraman'ın İsrail'de gözaltına alındığını öğrendim. Gazeteci arkadaşlarımızın bir an önce serbest bırakılması için gerekli girişimleri yapıyor ve konuyu hassasiyetle takip ediyoruz.”
Ankara’nın diplomatik kanalları devreye soktuğu öğrenildi.
AK Parti’den tepki: Basın özgürlüğüne darbe
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar da gözaltı kararına tepki gösterdi. Acar, canlı yayın sırasında yapılan müdahalenin basın özgürlüğüne açık bir darbe olduğunu ifade etti.
Acar açıklamasında, gazetecilerin halkın haber alma hakkı için görev yaptığını vurgulayarak, gözaltı kararının kabul edilemez olduğunu belirtti.
Ömer Çelik: Gazeteciler bir an evvel serbest bırakılmalı
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik de sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, gözaltı kararını basın özgürlüğüne yönelik bir saldırı olarak nitelendirdi.
Çelik, “İsrail güçlerinin CNN Türk muhabiri Emrah Çakmak ve kameraman Halil Kahraman’ı gözaltına alması basın özgürlüğüne saldırıdır. Bu gözaltı kararı kabul edilemez. Gazetecilerin bir an evvel serbest bırakılması gerekir. Konuyu yakından takip ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Süreç yakından izleniyor
Gözaltına alınan gazetecilerin durumu diplomatik kanallar aracılığıyla takip ediliyor. Türkiye’nin, Emrah Çakmak ve Halil Kahraman’ın serbest bırakılması için gerekli girişimleri sürdürdüğü bildirildi.
Gelişmeler hem Ankara’da hem de uluslararası kamuoyunda yakından izlenirken, basın özgürlüğü tartışmaları da yeniden gündeme taşındı.