Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı aracılığıyla yapılan resmi değerlendirmede, İsrail tarafının ileri sürdüğü iddiaların gerekçesiz olduğu ve asıl amacın Suriye topraklarına düzenlenen hava bombardımanlarını meşrulaştırmak olduğu kaydedildi.
Netanyahu'nun seçim stratejisi ve bölgesel yayılmacılık
İletişim Başkanlığının dijital mecralar üzerinden kamuoyuna duyurduğu açıklamada, Tel Aviv yönetiminin söylemlerinin arka planına dikkat çekildi. Metinde, Binyamin Netanyahu’nun yaklaşan seçimler öncesinde iç siyasette avantaj sağlama arayışında olduğu ve bu doğrultuda Orta Doğu'yu istikrarsızlaştıran adımlara hız verdiği ifade edildi. Ankara, ortaya atılan ithamların temelsizliğini vurgularken, bölgesel gerilimi artıran asıl unsurun İsrail’in saldırgan tutumu olduğunu belirtti.
Kalıcı barışın yolu uluslararası hukuka uyumdan geçiyor
Türkiye’nin bölgesel denklemde her zaman barış ve huzurdan yana taraf olduğunun altı çizilen açıklamada, uluslararası toplumun büyük bölümünün de benzer bir yaklaşımı benimsediği hatırlatıldı. Orta Doğu'da sürdürülebilir bir sükunetin sağlanabilmesi için Netanyahu hükümetinin dayatmacı ve yayılmacı eylemlerini bir kenara bırakarak uluslararası hukuk kurallarına riayet etmesinin zorunlu olduğu ifade edildi.
Şam ile meşru iş birliği kararlılıkla sürecek
Açıklamanın son bölümünde Türkiye’nin Suriye politikasına dair stratejik mesajlar verildi. Komşu ülkede huzur, istikrar ve ekonomik kalkınmanın tesis edilmesinin önceliği koruduğu belirtilirken, bu doğrultuda Suriye Hükümeti ile meşru zeminlerde yürütülen temasların kararlılıkla devam edeceği duyuruldu. Ankara, Suriye’nin yeniden kaos ortamına sürüklenmesine ya da güvensizlik yaratacak girişimlere geçit verilmeyeceğini kesin bir dille ilan etti.