İstanbul merkezli 3 ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda, imar mevzuatına aykırı şekilde usulsüz iskan düzenleyerek kamuyu zarara uğrattığı ve haksız kazanç sağladığı iddia edilen bir şebeke çökertildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturması kapsamında, aralarında CHP’li Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı Tuncay Demircan ve İmamoğlu İnşaat’ın çalışanlarının da bulunduğu 27 şüpheli gözaltına alındı. Toplam değeri 2 milyar 215 milyon lirayı bulan dev projelerdeki usulsüzlükler, hazırlanan 39 sayfalık bilirkişi raporuyla tüm detaylarıyla gün yüzüne çıkarıldı.
Soruşturma dosyasına göre şüphelilere "resmi belgede sahtecilik", "imar kirliliğine neden olma" ve "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlamaları yöneltiliyor. İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü müfettişlerinin titiz incelemeleri, lüks konut ve ticari alan projelerinde mevzuatın nasıl arkasından dolanıldığını ortaya koydu.
Bakanlığın Otomatik Denetim Sistemine "Hayalet" Klonlama
Bilirkişi raporundaki en dikkat çekici tespit, 4708 sayılı Yapı Denetimi Kanunu'nun getirdiği güvenli denetim mekanizmasının nasıl devre dışı bırakıldığı oldu. Normal şartlarda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından havuz sisteminden otomatik olarak atanması gereken yapı denetim firmaları, hileli bir yöntemle baypas edildi.
Müteahhit firmanın kendi istediği denetim firmasıyla çalışabilmesi için, 2015 yılında tamamen farklı bir bölgede başlatılan ancak sonradan feshedilen 1 metrekarelik hayali bir projenin Yapı İnşaat Bilgisi Formu (YİBF) numarası kullanıldı. Bu kimlik numarasının 2022 yılındaki yeni projelere yasa dışı şekilde kopyalanması sayesinde bakanlık yazılımı yanıltılarak denetim hakkı "özel olarak seçilen" firmaya devredildi. Bilirkişi bu hamleyi, yapılara usulsüz şekilde "sahte kimlik" kazandırılması olarak nitelendirdi.
Estetik Diye Gösterip Kaçak Balkon Yaptılar
Operasyonun odağındaki projelerden olan In Mari Prime, In Mari Oksijen ve In Mari Marmara projelerindeki mimari hileler de raporda tek tek listelendi. Toplamda 2.2 milyar lirayı aşan bu projelerdeki en net usulsüzlüklerden biri ticari alanlarda yaşandı.
Projelerde "güneş kırıcı" olarak beyan edilen ve bu sayede yasal inşaat sınırına dahil edilmeyen betonarme çıkıntıların, gerçekte cam korkuluklarla kapatılarak lüks balkonlara dönüştürüldüğü belgelendi. Sadece bu hileyle sisteme dahil edilmeyen bin 142 metrekarelik kaçak alan üretildiği ve bu durumun tespiti üzerine İmamoğlu İnşaat’a geçtiğimiz aylarda 40 milyon 390 bin lira idari para cezası uygulandığı öğrenildi. Ayrıca mekanik ortak kullanım alanlarının da gizlice dükkanlara katılarak metrekare artışı sağlandığı görüldü.
Çatı Eğimi Oyunuyla Devasa Yaşam Alanları Yaratıldı
Usulsüzlüklerin yalnızca ticari alanlarla sınırlı kalmadığı, lüks villa ve sitelerde de benzer yöntemlerin uygulandığı belirlendi. 16 bloktan oluşan lüks bir villa projesinde, imar yönetmeliğindeki %45’lik maksimum çatı eğimi kuralının gizlice %58’e çıkarıldığı saptandı. Çatı mahya yüksekliklerinin yasal sınırdan 1 metreye yakın daha yüksek tutulması ve çatı formunun "çift kırım" mimarisiyle değiştirilmesi sayesinde, projedeki villa sahiplerine yasal olmayan devasa kullanım alanları kazandırıldığı ortaya çıktı.
Bir diğer 3 bloklu site projesinde ise açık hava teraslarının duvar ve camlarla örülerek oda hacimlerine katıldığı, dükkan kat yüksekliklerinin projeye aykırı şekilde düşük imal edildiği ancak tüm bu usulsüzlüklerin sonradan hazırlanan "tadilat ruhsatları" ile kılıfına uydurularak Beylikdüzü Belediyesi tarafından onaylandığı rapor edildi. Güvenlik güçlerinin olayla ilgili çok yönlü soruşturması ve gözaltındaki şüphelilerin ifade işlemleri devam ediyor.