Yeni Birlik Gazetesi Gündem İmamoğlu suç örgütü davasında Adem Soytekin dahil 15 sanığa tahliye

İmamoğlu suç örgütü davasında Adem Soytekin dahil 15 sanığa tahliye

İstanbul'daki 414 sanıklı davada mahkeme ara kararını açıkladı. Aralarında itirafçı Adem Soytekin ve İBB çalışanlarının da bulunduğu 15 kişi tahliye edildi.

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" iddialarına yönelik yürütülen ve 92'si tutuklu toplam 414 sanığın yargılandığı davanın 30. duruşması İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. 

Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki salonda yapılan duruşmada mahkeme heyeti, aylık tutukluluk incelemesini tamamlayarak dosyada kritik bir tahliye kararına imza attı. Heyet, aralarında kamuoyunun yakından takip ettiği iş insanı ve itirafçı Adem Soytekin'in de bulunduğu 15 sanığın serbest bırakılmasına karar verdi.

Tahliye edilen isimler arasında İBB çalışanları da var

Mahkeme heyetinin açıkladığı ara kararla birlikte; İBB Yazılım Koordinatörü Emrah Yüksel, veri uzmanı İsmet Korkmaz, bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, şehir planlamacısı Nuri Cem Ceylan, sosyal medya danışmanı Ulaş Yılmaz ve reklamcı Yusuf Utku Şahin tahliye edildi. 

Ayrıca Ekrem İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen ile görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in özel kalem müdürü Seyhan Özcan da serbest kalan isimler arasında yer aldı. Tahliye listesinde dikkat çeken diğer isimler ise reklamcı Esma Bayrak ve İSPER AŞ çalışanı Murat Keleş oldu.

Yargılamada sonraki duruşma 4 Mayıs'ta

Davanın tutukluluk incelemesinde savcılık ve savunma makamlarının taleplerini değerlendiren heyet, sanıkların mevcut delil durumu ve tutukluluk sürelerini göz önünde bulundurarak tahliye hükmünü kurdu. Kararla birlikte davadaki tutuklu sanık sayısı 77'ye geriledi. Sanık savunmalarının alınmasına ve dijital materyallerin incelenmesine devam edilecek olan yargılama, 4 Mayıs Pazartesi günü yapılacak celse ile sürecek.

Çıkar amaçlı suç örgütü suçlamasının hukuki boyutu

Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 220. maddesi uyarınca düzenlenen "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçlaması, hiyerarşik bir yapı içinde suç işleme iradesinin sürekliliğini ve en az üç kişinin bir araya gelmesini şart koşuyor. 

Bu kapsamda görülen davalarda, örgüt üyeliği ve yöneticiliği suçlamalarıyla karşı karşıya kalan sanıklar için mahkemeler, suçun niteliğinin değişme ihtimali ve itirafçı beyanlarının delil değerini titizlikle inceliyor. Özellikle 2026 yılındaki güncel yargı pratiklerinde, dijital verilerin ve mali kayıtların çapraz sorgu ile doğrulanması, bu tür geniş kapsamlı davaların seyri açısından belirleyici rol oynamaktadır.