Yeni Birlik Gazetesi Gündem İngiltere gizlice harekete geçti! Nükleer denizaltı İran'a 1600 km mesafede

İngiltere gizlice harekete geçti! Nükleer denizaltı İran'a 1600 km mesafede

ABD-İsrail ve İran arasında tırmanan çatışma, artık bölgesel bir savaşa dönüşürken yeni bir gelişme dikkatleri Umman Denizi'ne çevirdi. İngiltere'ye ait nükleer enerjili denizaltı HMS Anson, Hürmüz Boğazı yakınlarında konuşlandı. Bu hamle, Batı ittifakının bölgedeki askeri varlığını güçlendirdiğinin en somut işareti olarak yorumlanıyor.

ABD-İsrail ve İran arasında tırmanan çatışma, artık bölgesel bir savaşa dönüşürken yeni bir gelişme dikkatleri Umman Denizi'ne çevirdi. İngiltere'ye ait nükleer enerjili denizaltı HMS Anson, Hürmüz Boğazı yakınlarında konuşlandı. Bu hamle, Batı ittifakının bölgedeki askeri varlığını güçlendirdiğinin en somut işareti olarak yorumlanıyor.

Perth'ten Hürmüz Boğazı'na: HMS Anson yolculuğu

İngiliz basınında yer alan bilgilere göre, HMS Anson isimli nükleer denizaltı 6 Mart tarihinde Avustralya'nın Perth kentinden hareket etti. Yaklaşık iki haftalık bir yolculuğun ardından Hürmüz Boğazı'na yakın kuzey Umman Denizi bölgesinde pozisyon aldı.

Bu bölge, küresel enerji güvenliği açısından hayati önem taşıyan bir nokta. Dünyanın petrol ve doğal gaz sevkiyatının büyük bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı'nın hemen yakınında konuşlanması, HMS Anson'u stratejik bir varlık haline getiriyor.

1600 kilometre menzilli Tomahawk füzeleriyle donatıldı

Nükleer güçle çalışan HMS Anson denizaltısının silah kapasitesi, bölgedeki dengeleri değiştirebilecek düzeyde. Denizaltı, 1600 kilometre menzile sahip Tomahawk Block IV kara saldırı füzeleriyle donatılmış durumda.

Bu menzil, denizaltının İran'ın iç bölgelerindeki kritik hedefleri bile vurabileceği anlamına geliyor. Ayrıca Spearfish ağır torpidolarla da donatılan HMS Anson, hem deniz hem de kara hedeflerine karşı etkili operasyonlar yürütebilecek kapasiteye sahip.

Starmer'dan kritik karar: İngiliz üsleri ABD'ye açıldı

HMS Anson'un konuşlandırılması, İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın aldığı stratejik bir kararla aynı döneme denk geldi. Starmer, ABD'nin İran'a yönelik olası saldırılarında İngiliz askeri üslerinin kullanılmasına yeşil ışık yaktı.

Bu karar, Washington ve Londra arasındaki askeri koordinasyonun ne kadar derinleştiğini gösteriyor. İngiltere'nin Kıbrıs'taki Akrotiri ve Dhekelia üsleri ile Diego Garcia'daki stratejik tesislerin ABD operasyonlarında kullanılabileceği belirtiliyor.

Nükleer denizaltının bölgede olması ne anlama geliyor?

Askeri analistler, HMS Anson'un Umman Denizi'ndeki varlığının birkaç farklı anlama gelebileceğini söylüyor. İlk olarak, bu caydırıcılık amacıyla İran'a gönderilen net bir mesaj olarak değerlendiriliyor.

İkinci olarak, olası bir ABD-İran çatışmasında İngiltere'nin doğrudan askeri desteğe hazır olduğunun göstergesi. Üçüncü olarak ise Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticaret yollarının korunması misyonu öne çıkıyor.

Hürmüz Boğazı: Dünyanın enerji damarı

HMS Anson'un konuşlandığı bölge, tesadüfen seçilmedi. Hürmüz Boğazı, dünyanın petrol sevkiyatının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği kritik bir nokta. Herhangi bir çatışma durumunda bu boğazın kapanması, küresel enerji piyasalarını felce uğratabilir.

İran'ın geçmişte boğazı kapatma tehdidinde bulunduğu biliniyor. HMS Anson'un varlığı, böyle bir senaryonun gerçekleşmesini engellemek için bir önlem olarak görülüyor.

ABD operasyonlarını genişletiyor: Yeni hedefler mi var?

Washington'un bölgedeki operasyonları genişletme sinyalleri vermesi, HMS Anson'un konuşlandırılmasıyla birlikte okunduğunda endişe verici bir tablo ortaya çıkarıyor. ABD'nin şu ana kadar İran'ın bazı stratejik hedeflerini vurduğu biliniyor.

Ancak müttefiklerin askeri varlığını artırması, daha kapsamlı bir operasyonun planlanabileceği yönündeki spekülasyonları güçlendiriyor. Özellikle İran'ın nükleer tesislerine yönelik olası bir saldırı senaryosu, uzmanlar tarafından tartışılıyor.

Bölgede savaş riski artıyor mu?

Güvenlik uzmanları, bölgedeki askeri hareketliliğin kazara bir çatışmayı tetikleyebileceği konusunda uyarıyor. HMS Anson gibi güçlü bir silah platformunun İran karasularına bu kadar yakın konuşlanması, her iki tarafın da sinirli olduğu bir ortamda riskleri artırıyor.

İran'ın bölgede sürekli deniz tatbikatları yaptığı, hızlı saldırı botları ve insansız deniz araçlarıyla ABD ve müttefik gemilerini taciz ettiği biliniyor. Bu tür bir ortamda nükleer denizaltının varlığı, gerginliği tırmandırabilir.

28 Şubat'tan bu yana kan durmuyor

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı operasyon, bölgeyi tam bir savaş alanına çevirdi. O tarihten bu yana İran ve Batı ittifakı arasında karşılıklı saldırılar sürüyor.

İranlı yetkililerin açıkladığı rakamlara göre, Şubat ayındaki ABD-İsrail saldırılarında 1348 kişi öldü, 17 binden fazla kişi yaralandı. İran'ın misilleme saldırılarında ise İsrail ve bölgedeki ABD üslerinde kayıplar yaşandığı belirtiliyor.