İran İslami Şura Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması'na ilişkin açıklamalarda bulundu. Üç ülke arasında sağlanan mutabakatın Suudi Arabistan'a güvenlik getirmeyeceğini öne süren Rızai, Riyad yönetimine yönelik tepki gösterdi.
Suudilerin Türkiye ve Pakistan ile imzaladığı metnin bir koruma sağlamayacağını savunan Rızai, "Suudiler, Türkiye ve Pakistan ile yapılan kâğıt üzerindeki bir anlaşmanın kendilerine güvenlik getirmeyeceğini bilmelidir" ifadelerini kullandı. Riyad'ın geçmişte ABD ile kurduğu ilişkilere atıfta bulunan Rızai, Suudi Arabistan'ın dış politikasını eleştirerek politikalarını düzeltmeleri gerektiği çağrısında bulundu.
Üç Ülkeden Ortak Savunma ve Kolektif Caydırıcılık
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalanan Mekke Anlaşması; taraf ülkelerden birine yapılacak silahlı saldırıyı hepsine yapılmış sayan bir kolektif savunma maddesi içeriyor. Herhangi bir ülkeyi hedef almayan anlaşma; külfet paylaşımı, ortak güvenlik, savunma sanayisi iş birliği ve askeri birlikte çalışabilirliği artırmayı amaçlıyor.
Savunma paktları ve ittifak mimarileri açısından bakıldığında, üç ülkenin imzaladığı bu kolektif güvenlik taahhüdü, Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın 51. maddesinde düzenlenen "meşru müdafaa hakkı" ile uluslararası hukuk zeminine oturmaktadır. Benzer şekilde NATO Antlaşması'nın 5. maddesinde yer alan "birimize yapılan saldırı hepimize yapılmıştır" ilkesini esas alan yapı, herhangi bir ittifaktan kopma amacı taşımadan bölgesel müttefiklik ilişkilerini tamamlayıcı bir iş birliği modeli sunuyor.
Bölgesel sahiplenme ilkesi doğrultusunda şekillenen Mekke Anlaşması, mevcut diplomatik ilişkileri pekiştirirken diğer bölge ülkelerinin katılımına da açık bir zemin hazırlıyor.