Yeni Birlik Gazetesi Gündem İsrail, ateşkese rağmen Lübnan’ın güneyini yeniden vurdu!

İsrail, ateşkese rağmen Lübnan’ın güneyini yeniden vurdu!

ABD ve İran arasında Pakistan arabuluculuğunda varılan tarihi mutabakata ve yürürlükteki resmi ateşkese rağmen, İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye bölgesine yönelik hava ve topçu saldırılarını sürdürüyor.

Ortadoğu’da diplomatik kanallarla yürütülen yoğun çabalar ve bölgesel barışı tesis etmeyi amaçlayan uluslararası mutabakatlar, sahada karşılık bulmakta zorlanıyor. ABD ve İran arasında varılan ve Lübnan’ı da doğrudan kapsayan geniş kapsamlı mutabakata rağmen, İsrail ordusu Lübnan’ın güney kesimlerine yönelik askeri operasyonlarına devam ediyor. Bölgedeki ateşkes rejimini hiçe sayan son saldırıların adresi, Güney Lübnan’ın stratejik öneme sahip Nebatiye vilayeti oldu.

Lübnan resmi haber ajansı NNA'nın aktardığı bilgilere göre, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte hareketlenen İsrail savaş uçakları, Yukarı Nebatiye beldesi çevresine iki ayrı hava saldırısı düzenledi. Bölgedeki askeri hareketlilik sadece hava bombardımanıyla sınırlı kalmadı. Akşam saatlerinde Beraşit ve Beyt Yahun beldelerinin kırsal alanlarını hedef alan İsrail topçu bataryaları, bölgeye yaklaşık 10 top mermisi ateşledi. Topçu atışlarıyla eş zamanlı olarak, Beyt Yahun yönüne makineli tüfeklerle yoğun ateş açıldığı bildirildi.

Sivil Kayıplar ve SİHA Saldırıları

İsrail’in bölgedeki agresif askeri faaliyetleri dün de can kayıplarına yol açmıştı. Nebatiye’ye bağlı Meyfedun beldesinde, İsrail ordusuna ait bir insansız hava aracının (İHA) seyir halindeki bir aracı doğrudan hedef alması sonucu 2 kişi yaşamını yitirmişti. Ateşkes sürecinin insani boyuttaki kırılganlığını gözler önüne seren bu saldırılar, bölge halkı arasındaki endişeyi ve güvensizliği derinleştiriyor.

Washington-Tahran Hattındaki '14 Maddelik' Diplomasi Köprüsü

Saha bu denli hareketliyken, perde arkasında yürütülen diplomasi trafiğinin detayları da dikkat çekiyor. İran ve ABD, Pakistan’ın arabuluculuk üstlendiği hassas bir müzakere sürecinin ardından 14 Haziran’da tarihi bir adım atmıştı. İki ülkenin, bölgedeki savaşı tamamen durdurmayı ve kronikleşen sorunları masada çözmeyi hedefleyen 14 maddelik kapsamlı bir mutabakata vardıkları duyurulmuştu. Lübnan’ı da içerisine alan bu mutabakatın hemen ardından gelen İsrail saldırıları, uluslararası kamuoyunda anlaşmanın sahadaki sürdürülebilirliğinin sorgulanmasına neden oldu.

2 Mart'tan Bu Yana Ağır Bilanço: 1 Milyondan Fazla Göç

İsrail ordusunun 2 Mart'tan itibaren başlattığı yoğun hava saldırıları ve ardından ülkenin güneyindeki birçok beldeyi fiilen işgal etmesi, Lübnan’da tam anlamıyla bir insani trajediye yol açtı. Lübnan hükümeti tarafından yapılan resmi açıklamalarda, bombardımanlar ve işgal dalgası nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan yerinden edilmiş kişilerin sayısının 1 milyonu aştığı belirtilmişti.

Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın güncel verileri ise askeri operasyonların yıkıcı boyutunu gözler önüne seriyor. Bakanlığın son raporuna göre, 2 Mart'tan bu yana devam eden İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 230’a yükseldi.

Masadaki Uzatma Kararları Sahaya Yansımıyor

Sürecin diplomatik ayağında ateşkes süresini uzatmaya yönelik adımlar atılsa da pratik uygulamada ciddi aksaklıklar yaşanıyor. ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını ilan etmişti. Ardından, Washington yönetiminin arabuluculuğunda 14-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen 3. tur müzakereler neticesinde, ateşkesin 17 Mayıs itibarıyla 45 gün daha uzatılması hususunda mutabık kalınmıştı. Ancak güney sınırından yükselen bomba ve silah sesleri, masada atılan imzaların sahadaki askeri gerçeklikle çatıştığını bir kez daha net bir şekilde ortaya koyuyor.