İsrail ordusu, bu sabah İran'ın Natanz Nükleer Tesisi'ni hedef alan hava saldırısını kendilerinin gerçekleştirmediğini açıklamasıyla gözler ABD'ye çevrildi. İsrail cephesinden gelen bu çıkış, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında savaşın gidişatına ilişkin görüş ayrılığı yaşandığı yönündeki iddiaları da yeniden gündeme taşıdı.
Orta Doğu Savaşının 22. Gününde Şok Gelişme
ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın 22'nci gününde de karşılıklı füzeler peş peşe ateşlenmeye devam ederken, Orta Doğu'yu ateş çemberine çeviren Tel Aviv'den dikkat çeken bir açıklama geldi.
Bu açıklama, savaşın seyrini değiştirebilecek ve ABD-İsrail ittifakında bir çatlak olduğuna işaret edebilecek nitelikte. İsrail'in Natanz saldırısını üstlenmemesi, ABD'nin bu operasyonu tek başına gerçekleştirdiği yönündeki spekülasyonları güçlendirdi.
İsrail Ordusu: Natanz Nükleer Tesisi'ne Saldırıyı Biz Gerçekleştirmedik
İsrail ordusu, bu sabah İran'ın Natanz Nükleer Tesisi'ni hedef alan hava saldırısını kendilerinin gerçekleştirmediğini açıkladı. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İsrail savaş uçaklarının Natanz Nükleer Tesisi'nin bulunduğu bölgeye herhangi bir saldırı düzenlemediği aktarıldı.
Açıklamada, "savaş koşulları" nedeniyle ABD'nin İran'daki faaliyetlerine ilişkin ise yorum yapılmayacağı belirtildi. Bu ifade, ABD'nin Natanz'a saldırdığını dolaylı olarak kabul ettiği şeklinde yorumlandı.
Trump-Netanyahu Çatışması İddiaları Alevlendi
Öte yandan İsrail ordusundan gelen açıklama, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında savaşın gidişatına ilişkin görüş ayrılıkları olduğu yönündeki iddiaları da yeniden gündeme getirdi.
Japonya Başbakanı Sanae Takaichi'yi Beyaz Saray'da ağırladığı görüşme sırasında İsrail'in İran'a yönelik son saldırılarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, Netanyahu'yu Tahran yönetimine ait petrol ve doğal gaz altyapısını hedef almaktan kaçınmasını söylediğini belirtmişti.
Trump: Netanyahu Bazen Bağımsız Kararlar Alabiliyor
Netanyahu ile olan ilişkilerinin genel dinamiklerine de değinen Trump, "Harika anlaşıyoruz ve koordineli çalışıyoruz ancak zaman zaman bağımsız kararlar alabiliyor. Eğer yaptığı bir şeyi beğenmezsem, o eyleme devam etmiyoruz" ifadelerini kullanmıştı.
Trump'ın bu sözleri, İsrail Başbakanı'nın ABD'nin onayı olmadan da askeri operasyonlar yapabildiğini gösteriyor. Ancak Natanz saldırısında roller tersine döndü ve bu sefer ABD, İsrail'in bilgisi dışında hareket etmiş gibi görünüyor.
Natanz Nükleer Tesisi Sığınak Delici Bombalarla Vuruldu
İran Atom Enerjisi Kurumu, ABD-İsrail'in, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri açısından kritik önem taşıyan Natanz Şehid Ahmedi Ruşen Nükleer Tesisi'ne saldırı düzenlediğini duyurmuştu. Kurum, saldırılar sonucunda yapılan teknik incelemelere göre nükleer tesiste herhangi bir radyoaktif sızıntının meydana gelmediğini ve bölgede yaşayan halk için tehlike bulunmadığını açıklamıştı.
İsrail devlet televizyonu KAN'ın konuya ilişkin bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, Natanz Nükleer Tesisi'ne yönelik hava saldırılarının "sığınak delici" bombalarla ABD savaş uçakları tarafından yapıldığı ileri sürülmüştü.
ABD Neden Tek Başına Hareket Etti?
Uzmanlar, ABD'nin Natanz'a tek başına saldırmasının birkaç nedeni olabileceğini belirtiyor. İlk olarak, Trump yönetimi İran'ın nükleer programını tamamen durdurmak konusunda kararlı görünüyor.
İkinci olarak, Trump ve Netanyahu arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle ABD, İsrail'i operasyon dışında bırakmış olabilir. Üçüncü olarak, sığınak delici bomba gibi özel silahlar ABD'nin elinde bulunuyor ve bu operasyon için ABD teknik kapasitesi kullanılmış olabilir.
Sığınak Delici Bomba Nedir?
Sığınak delici bombalar, yeraltı tesislerine ve güçlendirilmiş yapılara karşı kullanılan özel silahlar. Bu bombalar, kalın beton ve toprak tabakalarını delerek hedefin derinliklerine ulaşabiliyor.
ABD'nin elindeki en gelişmiş sığınak delici bombalar, 60 metreye kadar derine inebiliyor. Natanz Nükleer Tesisi'nin önemli bir bölümü yeraltında olduğu için, bu tür özel silahların kullanılması gerekiyordu.
Natanz Daha Önce de Vurulmuştu
ABD ve İsrail savaşın ilk günlerinde yine Natanz Nükleer Tesisini hedef almıştı. Bu saldırıda Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, uydu görüntülerine dayanarak tesisin giriş binalarında hasar görüldüğünü teyit etmişti ancak herhangi bir radyolojik sorun beklenmediğini bildirmişti. Söz konusu saldırıda radyasyon artışı tespit edilmemişti.
İkinci kez hedef alınan Natanz, İran'ın nükleer programının kalbi konumunda. Tesisin tekrar vurulması, ABD ve İsrail'in İran'ın nükleer kapasitesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını gösteriyor.
ABD İsrail İttifakında Çatlak mı Var?
İsrail'in Natanz saldırısını üstlenmemesi ve ABD'nin faaliyetlerine yorum yapmayacağını belirtmesi, iki müttefik arasında koordinasyon sorunları olduğuna işaret ediyor.
Askeri analistler, Trump ve Netanyahu arasındaki kişisel gerilimin askeri operasyonlara da yansıdığını belirtiyor. İki lider arasındaki görüş ayrılıkları, savaşın gidişatını etkileyebilir.
İran'ın Tepkisi Ne Olacak?
İran, Natanz saldırısına nasıl karşılık vereceğini henüz açıklamadı. Ancak geçmişte nükleer tesislerine yapılan saldırılara sert misilleme yapan Tahran yönetiminin, bu sefer de benzer bir yol izlemesi bekleniyor.
İran'ın ABD ve İsrail hedeflerine yönelik füze saldırıları artabilir. Ayrıca Hürmüz Boğazı'ndaki faaliyetlerini yoğunlaştırarak petrol akışını daha fazla etkileyebilir.
Uluslararası Tepkiler
Natanz'a yapılan saldırı, uluslararası toplumdan tepki aldı. Birçok ülke, nükleer tesislere saldırının radyasyon riski taşıdığını ve kabul edilemez olduğunu belirtti.
Ancak ABD ve İsrail, İran'ın nükleer silah geliştirme çabalarını durdurmanın meşru bir hedef olduğunu savunuyor. İki ülke, Natanz gibi tesislerin vurulmasının bölge ve dünya güvenliği için gerekli olduğunu ifade ediyor.
Savaşın Geleceği
İsrail'in Natanz saldırısını üstlenmemesi, savaşın gidişatında yeni bir aşamaya işaret ediyor. ABD'nin daha aktif rol alması ve İsrail'den bağımsız hareket etmesi, operasyonların kapsamını genişletebilir.
Önümüzdeki günlerde Trump-Netanyahu ilişkisinin nasıl gelişeceği, savaşın seyrini belirleyecek en önemli faktörlerden biri olacak.