Marmara Denizi’nde olası İstanbul depremi tartışmaları sürerken, jeofizik alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Osman Bektaş’tan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Bektaş, depremin beklenebileceği noktalar arasında Avcılar açıklarını öne çıkarırken, Orta Marmara’daki kabuk yapısına özel vurgu yaptı. 2019 ve 2025’te yaşanan depremleri hatırlatan uzman isim, benzer jeolojik koşullar nedeniyle olası sarsıntının 6.2–6.3 aralığında olabileceğini ifade etti.
Avcılar açıklarında beklenen İstanbul depremi için kritik nokta neresi?
Prof. Dr. Osman Bektaş’a göre Marmara Denizi’nde stres birikimi açısından en kritik alan, Çınarcık Çukuru ile Kumburgaz Çukuru arasında uzanan Orta Marmara Sırtı. Bu bölgenin, fay segmentleri arasında geçiş alanı olarak öne çıktığını belirten Bektaş, özellikle bu tür geçiş zonlarının dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı.
Jeofizik yorumlara göre Orta Marmara Sırtı, Marmara’daki kırılma davranışının anlaşılması açısından kilit bir yerde bulunuyor. Çünkü fay hattının farklı segmentleri arasında yer alan bu sırt, olası bir depremin hangi büyüklüğe ulaşabileceği konusunda ipucu taşıyan bir jeodinamik sınır olarak görülüyor.
Prof. Dr. Osman Bektaş Marmara Denizi’nde hangi bölgeye dikkat çekti?
Bektaş, Marmara Denizi’nde sismik gerilimin yalnızca tek bir noktada toplanmadığını, ancak bazı alanların daha kritik bir eşik taşıdığını dile getirdi. Bu kapsamda Orta Marmara Sırtı’nın, Çınarcık Çukuru ile Kumburgaz Çukuru arasındaki konumu nedeniyle öne çıktığını belirtti.
Bu hattın, hem tarihsel depremler hem de güncel mikro-sismisite verileriyle birlikte ele alınması gerektiği ifade ediliyor. Bektaş’ın açıklaması, Marmara’nın orta kesiminde beklenen hareketliliğin Avcılar açıklarında hissedilebilecek bir senaryoya işaret ettiği şeklinde yorumlandı.
2019 ve 2025 depremleri olası İstanbul depremi için ne anlatıyor?
Uzman isim, değerlendirmesinde 2019 yılında meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki depremi ve 2025’te kaydedilen 6.2 büyüklüğündeki sarsıntıyı hatırlattı. Bu iki depremi öne çıkarmasının nedeni ise yalnızca büyüklükleri değil, meydana geldikleri alanların kabuk yapısı bakımından benzer özellikler taşıması.
Bektaş’a göre Orta Marmara Çukurluğu ile Çınarcık Çukuru arasındaki kabuk yapısı, geçmişte deprem üreten alanlarla benzer bir karakter gösteriyor. Bu durum, “büyüklük de benzer olabilir” yorumunu güçlendiren bir zemin olarak değerlendiriliyor.
Orta Marmara Sırtı, Çınarcık Çukuru ve Kumburgaz Çukuru neden önemli?
Marmara Denizi’nin taban yapısı, tek parça bir fay hattından çok, segmentler halinde ilerleyen bir sistemle açıklanıyor. Bu sistemde Orta Marmara Sırtı, iki önemli çukur arasında bir bağlantı ve geçiş alanı olarak konumlanıyor: Çınarcık Çukuru ve Kumburgaz Çukuru.
Jeolojik açıdan bu tür geçiş bölgeleri, fayın bir segmentten diğerine nasıl enerji aktardığını anlamada kritik kabul ediliyor. Bektaş’ın işaret ettiği nokta da tam olarak bu: Fayın davranışı, yalnızca segmentlerin uzunluğu ya da kırılma geçmişiyle değil, segmentler arasındaki geçiş alanının kabuk yapısıyla da doğrudan ilişkili.
Kabuk yapısı sıcak, ince ve akışkanlarla doygun ne demek?
Prof. Dr. Osman Bektaş, olası Avcılar açıkları senaryosunu anlatırken “kabuk yapısı” kavramına özellikle dikkat çekti. Uzman isme göre bu bölgede kabuk, sıcak ve ince bir yapıda bulunuyor. Ayrıca yer kabuğunun akışkanlarla doygun bir karakter göstermesi, kırılma davranışını etkileyen önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Bu tür bir yapı, bazı senaryolarda fayın daha farklı bir enerji boşaltma şekli sergilemesine yol açabiliyor. Bektaş, söz konusu özelliklerin daha önce yaşanan depremlerle benzer bir kırılma potansiyeline işaret ettiğini belirtti.
Creep (yavaş kayma) etkisi Avcılar açıklarında beklenen depremi değiştirir mi?
Bektaş’ın açıklamasında dikkat çeken başlıklardan biri de “creep” olarak tanımlanan yavaş kayma davranışı oldu. Creep, fay hattının bazı kesimlerinde ani kırılma yerine, yavaş ve sürekli bir hareket göstermesi anlamına geliyor.
Bu davranışın bulunduğu bölgelerde, deprem enerjisinin bir kısmının küçük küçük boşaldığı, bu nedenle de kırılma biçiminin farklılaşabildiği ifade ediliyor. Bektaş, Orta Marmara’daki kabuk yapısı ve creep etkisinin birlikte ele alındığında, daha önce yaşanan depremlerle benzer büyüklükte bir sarsıntı olasılığını artırdığını dile getirdi.
Olası İstanbul depremi 6.2–6.3 büyüklüğünde mi olur?
Prof. Dr. Osman Bektaş, Avcılar önünde beklenen olası İstanbul depremi için büyüklük aralığını 6.2 ila 6.3 olarak değerlendirdi. Bu yorumun temelinde, 2019 ve 2025 depremlerinin meydana geldiği alanlarla benzer jeodinamik koşulların geçerli olması yer alıyor.
Bektaş’a göre kabuk yapısının benzerliği, olası kırılmanın büyüklüğünü de benzer bir ölçeğe çekebilir. Ancak uzman isim, Marmara Denizi’nde segmentler arası etkileşimin karmaşık olduğuna da işaret ederek, bölgenin dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Marmara Denizi’nde stres birikimi hangi bölgede yoğunlaşıyor?
Bektaş’ın değerlendirmesinde “stres birikimi” kavramı da öne çıktı. Marmara Denizi’nde stres birikimi açısından en kritik noktanın, Çınarcık Çukuru ile Kumburgaz Çukuru arasında kalan Orta Marmara Sırtı olduğu belirtildi.
Bu alanın fay segmentleri arasında bir geçiş bölgesi olması, olası bir kırılmanın nasıl gelişeceği konusunda önemli bir parametre olarak görülüyor. Bektaş’ın işaret ettiği tablo, Avcılar açıklarında beklenen olası İstanbul depremi senaryosunun, Marmara’nın orta kesimindeki jeolojik yapı üzerinden okunması gerektiğini ortaya koyuyor.