Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en büyük inşa seferberliği için gün sayıyor. 81 ilde yükselen 500 bin konutluk dev projeye ek olarak, özellikle büyükşehirlerdeki kira krizine "neşter" vuracak kiralık sosyal konut uygulaması ilk kez İstanbul’da sahne alıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın duyurduğu proje, mülkiyeti devlette kalan ama kullanım hakkı vatandaşa sunulan yeni bir sistemin kapılarını aralıyor.
İstanbul’a Özel "Kiralık Konut" Zırhı
Fahiş kira artışlarının en sert hissedildiği İstanbul’da, TOKİ eliyle inşa edilecek 15 bin konut "satılık" değil, "kiralık" statüsünde olacak. Hem Avrupa hem de Anadolu Yakası’na yayılacak bu proje ile piyasadaki fahiş fiyat baskısının kırılması hedefleniyor. Bakan Murat Kurum, sürecin hızlı işleyeceğini belirterek, ağustos ayında yaklaşık 2 bin konutun bitirilip kurayla teslim edileceğinin müjdesini verdi.
Piyasanın Yarı Fiyatına, Devlet Güvencesiyle
En çok merak edilen konu ise kiralama bedelleri. Edinilen bilgilere göre kira fiyatları; hane geliri, bölgedeki ortalama kira bedelleri ve enflasyon verileri harmanlanarak belirlenecek. TOKİ kiralık konutlarının, piyasadaki benzerlerine oranla yaklaşık yüzde 50 daha uygun olması bekleniyor. Ayrıca yıllık kira artışları da enflasyona endeksli bir üst sınırla korunacak; böylece kiracı vatandaş sürpriz artışlarla karşılaşmayacak.
E-Devlet Üzerinden Başvuru, Kura İle Teslim
Süreç tamamen şeffaf bir şekilde yürüyecek. Başvurular e-Devlet kapısı üzerinden alınacak ve hak sahipleri noter huzurunda yapılacak kura çekimi ile netleşecek. Projede dar ve orta gelirli aileler öncelikli olurken, evleri kentsel dönüşüme giren vatandaşlar için de özel bir kontenjan ayrılması planlanıyor. 15 bin konutun tamamının ise 3 yıl içinde bitirilmesi hedefleniyor.
Suistimale Geçit Yok: Alt Kiralama Yasak!
Yeni sistem, konutun amacına uygun kullanılmasını sağlamak için sıkı denetimlerle takip edilecek. Hak sahibi olan vatandaşların bu konutları bir başkasına devretmesi veya daha yüksek fiyatla "alt kiralama" yapması kesinlikle yasaklanacak. Bu sayede sistemin spekülatif amaçlarla kullanılmasının önüne geçilerek, gerçekten ihtiyacı olan dar gelirlinin korunması sağlanacak.