Yeni Birlik Gazetesi Gündem İstanbul’da su alarmı: Rezervler eridi

İstanbul’da su alarmı: Rezervler eridi

İSKİ’nin güncel verilerine göre İstanbul barajlarındaki doluluk oranı yüzde 38,03’e geriledi; azalan yağışlar ve aşırı buharlaşma su rezervlerini son 10 yılın en düşük seviyelerinden birine itti.

İstanbul’da etkisini artıran kurak hava şartları ve yüksek yaz sıcakları, kentin su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdı. Yağış rejimindeki dalgalanmalar ile artan su talebi birleştiğinde, kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranları kritik bir eşiğe geriledi. İSKİ verilerine göre 18 Eylül itibarıyla barajlardaki ortalama doluluk oranı yüzde 38,03 seviyesine düştü. Bu tablo, son 10 yılın aynı dönemleri incelendiğinde su seviyesinin üçüncü kez yüzde 40 sınırının altına indiğini gösteriyor.

Barajlardaki Kullanılabilir Su Miktarı 330 Milyon Metreküpe Geriledi

Kentin su ihtiyacını karşılayan baraj ve göletlerin toplam depolama kapasitesi 868 milyon 683 bin metreküp olarak hesaplanıyor. Ancak son ölçümlerle birlikte barajlarda kalan mevcut su miktarı yaklaşık 330,03 milyon metreküpe kadar çekildi. Geçmiş yılların verileriyle kıyaslandığında; 2017’de yüzde 57,33 ve 2018’de yüzde 57,97 olan Eylül ortalamaları, kurak geçen 2023 yılında yüzde 25,28 ile dip yapmıştı. Geçen yıl aynı dönemde yüzde 33,49 olarak kaydedilen doluluk oranı, bu yılki hafif yükselişe rağmen riskli bölgede kalmaya devam ediyor.

Yağış Miktarlarındaki Düşüş Eğilimi Sürüyor

Su rezervlerindeki erimenin arkasındaki en büyük etkenlerden biri, havzalara düşen yıllık yağış miktarındaki belirgin azalma oldu. İSKİ kayıtları, baraj havzalarının her geçen yıl daha az yağış aldığını belgeliyor. 2023 yılında metrekareye 852,64 kilogram yağış düşerken, bu miktar 2024’te 709,27 kilograma, 2025’te ise 619,92 kilograma geriledi. Bu yılın aynı döneminde ise havzalara düşen yağış miktarı metrekare başına 540,49 kilogram seviyesinde kaldı.

Sıcak Hava ve Yüksek Buharlaşma Rezervleri Eritti

Uzmanlar, su kaynaklarındaki düşüşün yalnızca yağış azlığıyla açıklanamayacağını, yüksek sıcaklıkların yarattığı buharlaşma etkisinin de göz önüne alınması gerektiğini belirtiyor. Meteoroloji uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Güven Özdemir, yaz aylarında barajlara giren su akışının minimuma inmesine karşın sıcak havayla birlikte buharlaşmanın ivme kazandığını vurguladı. Toprak ve bitki örtüsündeki nem kaybının yağışların barajlara ulaşmasını zorlaştırdığını aktaran Özdemir; yeşil alan sulamaları, yükselen hava sıcaklığı ve artan bireysel kullanımın megakentteki su tüketim talebini tepe noktaya çıkardığına dikkat çekti.

"Kritik Eşik Sonbahar Yağışları Olacak"

Özdemir, İstanbul gibi yüksek nüfuslu metropollerde yağışın sadece miktarının değil, zamana yayılma şeklinin de kritik önem taşıdığını ifade etti. Kısa süreli ve şiddetli sağanakların toprağa süzülmeden akıp gittiğini, bu nedenle barajları beslemekte yetersiz kaldığını belirten uzmanlar, düzenli ve zamana yayılan yağışlara ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. Yaklaşan sonbahar ve kış mevsiminde alınacak yağışların yeni su yılına daha güçlü girmek açısından belirleyici olacağı ifade edilirken, yağışların yetersiz kalması durumunda mevcut rezervler üzerindeki baskının artacağı ve bireysel su tasarrufunun her zamankinden daha hayati hale geldiği hatırlatıldı.