Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Anadolu Ajansı Editör Masası’na konuk olarak Türkiye'nin şehircilik, barınma ve çevre politikalarına yön verecek tarihi adımları kamuoyuyla paylaştı. Deprem bölgesindeki imar çalışmalarından metropollerdeki kira krizini çözecek yeni modellere, fahiş site aidatlarının engellenmesinden sıfır atık projelerine kadar geniş bir yelpazede açıklamalarda bulunan Kurum, dar ve orta gelirli vatandaşlar için geliştirilen yeni ekonomik formüllerin detaylarını aktardı.
“İstiyoruz ki Türkiye'de herkes ev sahibi olsun”
Bakan Kurum “Sosyal konut tarafında özellikle yeni bir ödeme planı ya da ödeme kolaylığını içeren yeni bir adım atılacak mı? Özellikle gençlere ve orta gelirli vatandaşlarımıza yönelik yeni modeller düşünülüyor mu?” sorusuna, bugüne kadar yaptıkları sosyal konutlarda, alt gelir grubundan vatandaşlara, engellilere, gençlere, şehit aileleri ve gazilere kontenjan ayırdıklarını dile getirdi. 500 bin konuta 5 milyona yakın geçerli başvuru bulunduğunu, deprem bölgesine ayrı bir kontenjan verdiklerini hatırlatan Kurum, "Hep şunu söyledik. Biz AK Parti olarak 2002'den beri sosyal devlet bakışıyla bu projeyi yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz dedik. İnşallah bu proje yoluna girdiğinde yeni sosyal konut projeleri de hayata geçecek." diye konuştu.

64 İlde 20 Bin TOKİ Konutu Doğrudan Satışta
Hükümetin dar ve orta gelirli vatandaşları ev sahibi yapma vizyonu doğrultusunda yeni bir aşamaya geçildi. TOKİ eliyle 64 ilde inşa edilen ve tamamlanma aşamasına gelen yaklaşık 20 bin konutun, 15 Haziran-17 Temmuz tarihleri arasında doğrudan bankalar üzerinden satışa sunulacağını belirten Bakan Kurum, projenin tamamen şeffaf bir süreçle yürütüleceğini vurguladı.
2,1 milyon liradan başlayan fiyatlar ve aylık 18 bin liralık taksit seçenekleriyle sunulacak olan 2+1 ve 3+1 daireler için Halk Bankası ve Ziraat Bankası şubelerine doğrudan başvuru yapılabilecek. Satışlarda fırsat eşitliğini sağlamak adına başvuru sahibinin, kendisinin ve eşinin üzerine kayıtlı bir evinin bulunmaması şartı aranacak. Tamamen peşin ödemelerde %25, yarısı peşin ödemelerde ise %8 indirim uygulanırken; vatandaşlara 60 ve 72 ay gibi esnek vade seçenekleri de sunulacak.
İstanbul’da Kiralık Sosyal Konut Dönemi
Büyükşehirlerde tırmanışa geçen kira fiyatlarını regüle etmek adına ilk kez İstanbul’da uygulanacak "Kiralık Sosyal Konut" projesinin müjdesi verildi. Anadolu ve Avrupa yakasında toplam 15 bin kiralık konut inşa edileceğini belirten Kurum, bu evlerin ilk teslimlerinin önümüzdeki Eylül ayında başlayacağını duyurdu.
Piyasa rayicinin oldukça altında fiyatlarla kiralanacak bu konutlarda dar gelirliler, sosyal yardım alanlar, emekliler, memurlar ve evini kentsel dönüşüme sokan vatandaşlar için özel kontenjanlar ayrılacak. Vatandaşlar bu binalarda 3 yıl süreyle ikamet edebilecek. İstanbul genelinde kentsel dönüşüm kapsamında yürütülen 100 bin sosyal konuta ek olarak hayata geçirilecek bu 15 bin kiralık konutla birlikte, megakentte toplamda 115 bin yeni konut arzı sağlanmış olacak. Modelin başarısına göre İzmir, Ankara, Kocaeli ve Antalya gibi diğer büyükşehirlerde de kiralık konut projeleri devreye alınacak.
"İstanbul'da yaklaşık 335 bin konut dönüşümü gerçekleştirildi"
İstanbul'daki riskli yapılara ve kentsel dönüşümün desteklenmesi amacıyla yürütülen "Yarısı Bizden" kampanyasına ilişkin Kurum, deprem konusunu önemsediklerini, hiçbir zaman siyasi konu yapmadıklarını ve herkese kapılarının açık olduğunu dile getirdi. Kentsel dönüşümle ilgili 81 ilden gelen talebi destekleyeceklerini ve yapılması gereken her şeyi yapacaklarını ifade ettiklerini anımsatan Kurum, şunları kaydetti:
"Hangi partiden olursa olsun bu görüşmeleri, gelen talepleri değerlendiriyoruz ve bu çerçevede destek olmaya gayret gösteriyoruz. İstanbul'da da 2023'te yine Sayın Cumhurbaşkanımız bu projeyi milletimize ilan ettiğinde yine muhalefet, seçim projesi olarak değerlendirmişti. 'Burada söyleyecekler, yapmayacaklar' demişti. Biz aksine dedik ki 'biz hiçbir zaman meydanlarda söylediğimizi bir vaat olarak vermedik. Yapabileceklerimizi söyledik.'
Bugün İstanbul'da Yarısı Bizden kampanyası kapsamında yaklaşık 335 bin konut dönüşümü gerçekleştirildi ve 92 bini tamamlanmış. Yani 92 bin bağımsız bölümden bahsediyoruz 2023'ten bu güne. Bu çok önemli bir rakam, tarihimizde yok. Ve 233 bin bağımsız bölümün de dönüşüm çalışmaları devam ediyor. Bu kapsamda 980 bine yakın konutun dönüşümünü biz Yarısı Bizden ile kentsel dönüşüm projeleriyle destekleyerek, imar planı yaparak yapmış olduk. Bu da çok önemli bir rakam. Türkiye'de 2 milyon 200 bin, İstanbul'da 980 bin civarında bir projeden bahsediyoruz."
Yüzyılın Konut Projesi’nde Hedef 2028
6 Şubat depremlerinin ardından 11 ilde 455 bin konutun başarıyla tamamlandığını hatırlatan Bakan Kurum, bu tecrübenin 81 ilin tamamına yansıtılması için başlatılan "Yüzyılın Konut Projesi"nde vites yükselttiklerini belirtti. Cumhuriyet tarihinin en büyük konut hamlesi olan 500 bin konutluk projede kuraların çekildiğini ve inşaat süreçlerinin hızla ilerlediğini ifade eden Kurum, ilk anahtar teslimlerinin 2027 yılının Mart ayında başlayacağını, 2028 yılı sonu itibarıyla ise yarım milyon konutun tamamının sahiplerine teslim edilmesinin hedeflendiğini aktardı. Projede sadece barınma alanları değil; her 500 konuta bir mahalle konağı, parklar, sosyal donatılar ve deprem toplanma alanları da entegre edilecek.
Fahiş Site Aidatlarına Yasal Sınır
Milyonlarca site sakinini yakından ilgilendiren aidat krizine ilişkin yasal düzenlemenin yürürlüğe girdiğini açıklayan Bakan Kurum, yönetim şirketlerinin kendi kararları doğrultusunda fahiş artışlar yapamayacağını söyledi. Yeni kanun uyarınca aidat artışları Yeniden Değerleme Oranı ile sınırlandırıldı.
Ayrıca sitelerdeki yönetim planı değişiklikleri için daha önce aranan ve pratik olarak uygulanması neredeyse imkansız olan 5'te 4'lük çoğunluk şartı, 3'te 2'ye düşürüldü. Aidat artış kararları ise artık yönetimlerin tekelinden alınarak kat maliklerinin genel kurulda sağlayacağı yüzde 50 artı 1’lik oy çokluğuna bağlandı. Önümüzdeki süreçte Meclis’e sunulacak yeni bir taslakla site yönetim şirketlerine kriter ve sınıflandırma getirilecek; yetkinliği, tecrübesi ve ekonomik gücü olmayan firmalar bu işi yapamayacak.
1 Temmuz’da Barkodlu Depozito Dönemi
Sıfır Atık vizyonunun en büyük halkalarından biri olan Depozito Yönetim Sistemi, 1 Temmuz itibarıyla tüm Türkiye’de zincir marketler, alışveriş merkezleri, oteller ve kafeler dahil olmak üzere ticari alanlarda zorunlu hale geliyor. Üzerinde "DOA" logosu ve barkodu bulunan pet, cam, metal ve karton ambalajları depozito iade noktalarına ya da iade makinelerine getiren vatandaşlar, ürün başına 1 lira ücret alacak.
Kazanılan bu bedeller vatandaşların e-cüzdanlarına aktarılacak ve anlaşmalı bankalardan nakit olarak çekilebilecek ya da market alışverişlerinde harcanabilecek. Bu sistem sayesinde Türkiye genelinde yıllık 25 milyar ambalajın çöpe gitmesi engellenerek yüzde 90 geri dönüşüm oranına ulaşılması ve ekonomiye yıllık 30 milyar liralık net tasarruf sağlanması hedefleniyor. Çevre kirliliğini azaltmaya yönelik adımların bir diğer aşaması olarak, Eylül ayı itibarıyla tek kullanımlık plastik pipet, çatal, bıçak gibi ürünlerin üretimi kademeli olarak sonlandırılarak ahşap, bambu ve biyobozunur malzemelere geçiş zorunluluğu getirilecek.
Hobi Bahçeleri ve COP31 Küresel İklim Zirvesi
Son dönemde tartışma konusu olan hobi bahçelerine de değinen Bakan Kurum, gıda güvenliği açısından tarım arazilerinin hoyratça kullanılmasının önüne geçileceğini ancak vatandaşların toprakla buluşma talebini de göz ardı etmediklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında yürütülen ortak çalışmayla, hem tarım alanlarını koruyan hem de vatandaşın yasal sınırlar içinde doğayla iç içe olmasını sağlayan yeni bir hukuki modelin yakında Meclis gündemine geleceğini açıkladı.
Son olarak Antalya'da düzenlenecek ve 196 ülkeden 100 bini aşkın katılımcı ile 100'den fazla dünya liderini ağırlayacak olan COP31 (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı) başkanlığına ilişkin konuşan Kurum, Türkiye'nin bu zirveyi sadece bir müzakere alanı değil, gelişmiş ülkelerin finansal taahhütlerini yerine getirmesi gereken bir "icraat ve aksiyon" zirvesi olarak konumlandıracağını belirterek sözlerini tamamladı.