Versailles’da imzalanan 60 günlük ateşkes mutabakatının ardından, ABD ve İran heyetleri uygulama detaylarını netleştirmek adına İsviçre'de masaya oturdu. Katar ve Pakistan’ın arabuluculuk üstlendiği müzakereler, Pazar sabahından Pazartesi gece yarısına kadar yaklaşık 18 saat boyunca kesintisiz devam etti.
Görüşmelerin ardından açıklama yapan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sürecin sadece mevcut krizlerin yönetimiyle sınırlı kalmadığını belirterek, tarafların nihai bir anlaşma zemini yaratmak adına "önemli ilerlemeler" kaydettiğini duyurdu. Zirvenin tamamlanmasıyla birlikte arabulucu ülkeler, tarafların yapıcı ve olumlu bir atmosferde mutabakata vardığını bildirdi.

Hürmüz Boğazı’nda Güvenli Koridor Anlaşması
Zirvenin en sıcak ve en acil gündem maddesini Hürmüz Boğazı oluşturdu. İran ordusunun, İsrail’in Lübnan’daki askeri operasyonlarını ve Washington’ın ateşkes şartlarına tam uymamasını gerekçe göstererek boğazı kapatması, küresel piyasaları ve güvenliği alarm durumuna geçirmişti.
İsviçre’deki 18 saatlik maratonun en somut çıktısı bu düğümü çözmek oldu. Taraflar, ticari gemilerin güvenli geçişini sağlamak ve olası deniz kazaları ile askeri sürtüşmeleri engellemek adına yeni bir doğrudan iletişim hattı kurulması konusunda el sıkıştı. Yapılan anlaşmaya göre Tahran yönetimi, 60 günlük süre boyunca Basra Körfezi ile Umman Denizi arasındaki ticari geçişlerin sorunsuz ve ücretsiz yapılması için aktif bir rol üstlenecek.
Lübnan İçin Heyetler Arası Dengeler
Müzakerelerin bir diğer kritik ayağı ise Lübnan’daki durum oldu. Katar ve Pakistan’ın kolaylaştırıcılığında, bölgedeki askeri hareketliliği kontrol altında tutmak ve çatışmaların yayılmasını önlemek amacıyla ortak bir “çatışmasızlık hücresi” kurulması kararlaştırıldı.
Masadaki aktörlerin ağırlığı da zirvenin önemini gözler önüne serdi. ABD tarafına Başkan Yardımcısı JD Vance liderlik ederken, heyette özel temsilci Steve Witkoff ve Jared Kushner gibi kilit figürler yer aldı. İran heyetinin başında ise Meclis Başkanı ve başmüzakereci Muhammed Bakır Galibaf hazır bulundu. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in de İsviçre’ye gelerek sürece doğrudan destek vermesi, diplomasinin elini güçlendirdi.
Trump’ın Tweetleri Masayı Dağıtma Noktasına Getirdi
Süreç her ne kadar uzlaşıyla sonuçlansa da arka planda tam anlamıyla bir sinir savaşı yaşandı. ABD cenahından gelen açıklamalar, diplomatik kanalları kopma noktasına getirdi. Donald Trump’ın Fox News ekranlarında "Anlaşma olmazsa İran’ı bombalarız ve Hürmüz’ü ele geçiririz" çıkışı ve ardından Truth Social üzerinden Lübnan’daki vekil güçleri sert vurmakla tehdit etmesi İsviçre'de deprem etkisi yarattı.
İran başmüzakerecisi Galibaf’ın, sosyal medya üzerinden ABD’nin üslubuna dikkat etmesi gerektiğini belirterek, İran Silahlı Kuvvetleri’nin her türlü senaryoya misliyle karşılık vermeye hazır olduğunu ilan etmesi gerilimi zirveye tırmandırdı. Otel kaynaklarının "tweet'ler için kötü bir gün" olarak nitelendirdiği o anlarda, İran heyetinin masadan kalkma eğilimi gösterdiği ancak Katar ve Pakistanlı arabulucuların yürüttüğü yoğun arka kanal diplomasisi sayesinde müzakerelerin rayında kaldığı öğrenildi.