İzmir’de son haftalarda etkili olan yağışların ardından baraj doluluk oranları yeniden gündemin üst sıralarına çıktı. Yaz aylarında yaşanan su sıkıntısı ve planlı kesintiler sonrası, kentteki su kaynaklarının mevcut durumu yakından takip ediliyor. Özellikle İzmir’in içme suyu açısından kritik öneme sahip Tahtalı, Gördes ve Güzelhisar Barajı’ndaki doluluk oranları merak ediliyor. 6 Şubat 2026 itibarıyla açıklanan güncel veriler, barajlar arasındaki dikkat çekici farkları ortaya koyuyor.
İzmir baraj doluluk oranları son yağışlardan sonra nasıl değişti?
İzmir genelinde son aylarda görülen yağışlar, barajlardaki su seviyelerinde kısmi bir toparlanma sağladı. Ancak bu artış, tüm barajlar için aynı ölçüde gerçekleşmedi. 2025 yazında ciddi kuraklık yaşayan kentte, Şubat 2026 verileri umut verse de riskin tamamen ortadan kalkmadığı görülüyor.
İzmir baraj doluluk oranları incelendiğinde, bazı barajlarda yükseliş dikkat çekerken, bazı kaynaklarda alarm seviyesinin devam ettiği gözleniyor. Tahtalı, Gördes ve Güzelhisar Barajı, İzmir’in su yönetiminde belirleyici rol oynayan başlıca kaynaklar olarak öne çıkıyor.
Tahtalı Barajı doluluk oranı yüzde kaç?
İzmir’in en önemli içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı, Aralık 2025 sonunda tarihi dip seviyelere gerilemişti. 6 Şubat 2026 itibarıyla açıklanan verilere göre Tahtalı Barajı’ndaki doluluk oranı yüzde 14 seviyesine yükseldi. Son haftalardaki yağışların etkisiyle sınırlı bir artış yaşansa da, mevcut seviye hâlâ kritik eşiklerin altında bulunuyor.
Uzmanlar, Tahtalı Barajı’ndaki doluluk oranının yüzde 15’in altında kalmasının yaz ayları için ciddi risk taşıdığına dikkat çekiyor. Mevcut su rezervinin, artan nüfus ve mevsimsel tüketimle birlikte hızla azalabileceği belirtiliyor.
Gördes Barajı’ndaki su seviyesi alarm veriyor mu?
İzmir’in su arzında tamamlayıcı bir rol üstlenen Gördes Barajı, 2026 Şubat ayında da en düşük doluluk oranına sahip baraj olarak öne çıkıyor. Güncel verilere göre Gördes Barajı’ndaki doluluk oranı yalnızca yüzde 5 seviyesinde bulunuyor.
Geçmiş yıllarda da benzer şekilde düşük seviyelerde kalan Gördes Barajı, kronikleşen bir sorun alanı olarak değerlendiriliyor. Yağışların bu baraja yeterli katkıyı sağlamaması, İzmir’in alternatif su kaynaklarına olan ihtiyacını bir kez daha gündeme taşıyor. Uzmanlar, Gördes Barajı’ndaki mevcut durumun yaz aylarında su yönetimi açısından ek önlemler gerektirebileceğini vurguluyor.
Güzelhisar Barajı doluluk oranı ne durumda?
İzmir’de sanayi ve içme suyu açısından önemli bir yere sahip olan Güzelhisar Barajı, diğer barajlara kıyasla daha olumlu bir tablo sunuyor. 6 Şubat 2026 itibarıyla Güzelhisar Barajı’nın doluluk oranı yüzde 53 olarak ölçüldü.
Ancak bu oran, geçtiğimiz yıla kıyasla düşüşe işaret ediyor. 2025 yılında yaklaşık yüzde 70 seviyelerinde bulunan doluluk oranının yüzde 53’e gerilemesi, uzun vadede dikkatli olunması gerektiğini gösteriyor. Güzelhisar Barajı’ndaki mevcut seviye kısa vadede rahatlama sağlasa da, İzmir’in toplam su ihtiyacını tek başına karşılamaya yeterli görülmüyor.
İzmir’de diğer barajların doluluk oranları açıklandı mı?
Tahtalı, Gördes ve Güzelhisar Barajı’nın yanı sıra İzmir genelindeki diğer barajlarda da güncel doluluk oranları paylaşıldı. 6 Şubat 2026 verilerine göre başlıca barajlardaki durum şu şekilde:
Balçova Barajı: %44
Ürkmez Barajı: %44
Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı: %45
Bu barajlarda son aylara kıyasla artış yaşanması olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, bu seviyelerin İzmir’in artan su talebini uzun vadede karşılamak için yeterli olmayabileceğine dikkat çekiyor.
2025 ve 2026 İzmir baraj doluluk oranları karşılaştırması
2025–2026 karşılaştırması, İzmir barajlarında farklı eğilimlerin öne çıktığını gösteriyor. Balçova, Ürkmez ve Alaçatı Kutlu Aktaş barajlarında geçen yıla göre artış gözlenirken, Güzelhisar Barajı’nda belirgin bir düşüş dikkat çekiyor. Gördes Barajı ise her iki yılda da düşük seviyelerde kalarak yapısal sorunların sürdüğüne işaret ediyor.
Açıklanan İzmir baraj doluluk oranları, yağışlara rağmen riskin tamamen ortadan kalkmadığını ortaya koyuyor. Özellikle yaz aylarında artan nüfus, turizm hareketliliği ve günlük su tüketimi, mevcut rezervler üzerinde ciddi baskı oluşturabilir.
Uzmanlar, barajlardaki son tabloya rağmen su tasarrufunun ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Alternatif su kaynaklarının devreye alınması, bilinçli tüketim ve uzun vadeli planlama, İzmir’in su güvenliği açısından kritik önem taşıyor.