Cumhuriyet tarihinin en büyük afetlerinden biri olarak kayıtlara geçen 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden üç yıl geçerken, deprem riski taşıyan kentlere ilişkin değerlendirmeler gündemdeki yerini koruyor. Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Sinancan Öziçer, İzmir özelinde yapı stoku, zemin yapısı ve risk azaltma çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Eylem Planlarının Önemi Vurgulandı
Sinancan Öziçer, geçen üç yıl içinde bazı çalışmalar ve iyileştirme süreçleri yürütüldüğünü belirterek, ülke, il ve ilçe bazında kapsamlı eylem planlarının hazırlanması gerektiğini ifade etti. Açıklamalarında, afet tehlikesi ile risk kavramlarının birbirinden farklı olduğuna dikkat çeken Öziçer, can kaybını artıran tüm unsurların risk başlığı altında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Risk tespiti ve risk azaltma çalışmalarının bölge bazında ele alınmasının önemine değindi.
Yapı Stokunun İncelenmesi Gerektiği Belirtildi
Depremin doğal bir olay olduğunu ancak can kayıplarının yapıların durumu ile doğrudan ilişkili olduğunu ifade eden Öziçer, yapı stokunun ciddi şekilde incelenmesi ve yenilenmesi gerektiğini dile getirdi. Hatay ve İskenderun bölgesinde yaptığı incelemelere değinen Öziçer, yapı kullanma izni alınmış bazı binaların tamamen yıkıldığını gördüğünü aktardı. Bu durumun, proje dışındaki imalat ve denetim süreçlerinde sorunlar olduğuna işaret ettiğini belirtti.
Denetim ve Mühendislik Hizmetleri Öne Çıktı
Öziçer, özellikle ruhsat aşamasında proje denetimlerinde zemin etütlerinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Jeoloji ve jeofizik mühendislerinin denetim sürecinde aktif rol almasının gerekliliğine dikkat çeken Öziçer, yerel belediyelerde bu alanlarda yeterli istihdamın bulunmamasının önemli bir eksiklik olduğunu söyledi.
İzmir’de Yapı Yaşı ve Zemin Yapısı
İzmir’de yaklaşık 1 milyon yapı bulunduğunu belirten Öziçer, bu yapıların önemli bir bölümünün 1975 ve 1998 deprem yönetmeliklerine göre inşa edildiğini ve büyük kısmının 40 yaşın üzerinde olduğunu ifade etti. Kentte dolgu ve alüvyon tabakanın derin olduğu bölgelerde yoğun yapılaşma bulunduğunu aktaran Öziçer, bu alanlarda 9 katlı ve eski yapıların yaygın olduğuna dikkat çekti.
6.9 Büyüklüğündeki Deprem Senaryosu
Sinancan Öziçer, İzmir’de 6.9 büyüklüğünde bir depremin yaşanması durumunda can kayıplarının fazla olma ihtimalinin yüksek olduğunu söyledi. Kaçak yapıların ve mühendislik hizmeti almamış binaların da dikkate alınması gerektiğini belirten Öziçer, 6 ve üzeri büyüklükte bir depremde yaşanabilecek sonuçların, 30 Ekim 2020 İzmir depremine kıyasla daha ağır olabileceğini ifade etti.
Kentsel Dönüşüm ve Pilot Bölgeler
Riskin azaltılması için yapı stokunun tespit edilmesi gerektiğini dile getiren Öziçer, pilot bölgeler seçilerek mahalle bazlı kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılabileceğini söyledi. Özellikle alüvyon, dolgu ve balçık zeminlerin bulunduğu bölgelerde hızlı dönüşümün can kayıplarını azaltabileceğini ifade etti. İzmir Körfezi kıyısındaki yapıların dönüşümünün öncelikli olması gerektiğini de belirtti.
Geçmiş Depremlerden Çıkarılan Dersler
Öziçer, 1999 Gölcük, 30 Ekim 2020 İzmir ve 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinden önemli dersler çıkarıldığını ifade etti. Eğitim, bilinçlendirme, inceleme ve araştırma çalışmalarının daha hızlı ilerlemesi gerektiğini belirten Öziçer, afetlere karşı hazırlık sürecinde reaksiyon hızının hayati önem taşıdığını söyledi.