Mahkeme kararında, tahliye işleminin keyfi bir uygulama değil, doğrudan mevzuattan kaynaklanan bir zorunluluk olduğuna dikkat çekildi. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında vakıf taşınmazlarının işgali durumunda tahliye işlemlerinin uygulanmasının yasal bir gereklilik olduğu vurgulandı.
Konak Kaymakamlığı tarafından yürütülen tahliye işleminin de bu çerçevede tamamen hukuka uygun olduğu tescillendi.
Vakıf Mülkiyeti Belgelerle Ortaya Kondu
Dosyaya giren tapu kayıtları, kadastro tutanakları ve arşiv belgeleri, söz konusu taşınmazın vakıf kökenli olduğunu açıkça ortaya koydu. Bu doğrultuda Vakıflar Genel Müdürlüğü adına yapılan tescil işlemlerinin sağlam hukuki temellere dayandığı belirtildi.
Uzman değerlendirmelerde, vakıf kültür varlıklarının korunmasının devletin asli görevlerinden biri olduğuna dikkat çekilerek, bu tür adımların tarihi mirasın ihyası açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi.

Hukuk Mahkemesinden de Net Mesaj
İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi de belediyenin ihtiyati tedbir talebini reddederek, idari işlemlerin yalnızca idare mahkemelerinde değerlendirilebileceğini hükme bağladı. Böylece farklı yargı kollarından çıkan kararlar, sürecin sağlam hukuki zeminde ilerlediğini bir kez daha ortaya koydu.

“Takdir Değil, Kanuni Zorunluluk”
5737 sayılı Vakıflar Kanunu kapsamında yapılan değerlendirmelerde, vakıf taşınmazlarının ilgili vakıf adına devrinin bir tercih değil, açık bir yasal zorunluluk olduğu vurgulandı. Devletin bu konudaki kararlı duruşu, hukuk devleti ilkesinin güçlü bir yansıması olarak öne çıktı.

Süreç Yargı Denetiminde Kararlılıkla İlerliyor
Alınan tüm kararlar birlikte değerlendirildiğinde, Meslek Fabrikası’na ilişkin tahliye sürecinin önünde artık hukuki bir engel bulunmadığı görülüyor. Sürecin, devletin ilgili kurumları tarafından mevzuata uygun şekilde ve yargı denetimi altında kararlılıkla sürdürüleceği ifade ediliyor.