Yeni Birlik Gazetesi Gündem Jandarmanın 'Bilim Üssü' kapılarını açtı: Görünmeyen izler İzmir’de adalete dönüşüyor!

Jandarmanın 'Bilim Üssü' kapılarını açtı: Görünmeyen izler İzmir’de adalete dönüşüyor!

Aydın’dan İzmir’deki modern kompleksine taşınan İzmir Bölge Jandarma Kriminal Laboratuvarı, Ege ve Akdeniz’deki 9 ilin adli olaylarını ileri teknoloji ve yerli yazılımlarla aydınlatıyor.

Suç mahalinde ilk bakışta fark edilemeyen en küçük detaylar, Jandarma teşkilatının ileri teknolojiyle donatılmış bilim merkezinde adli süreçlerin kaderini belirleyen kesin delillere dönüştürülüyor. 2005 yılında Aydın’da faaliyetlerine başlayan ancak artan adli ihtiyaçlar ve bölgesel yoğunluk nedeniyle 2025 yılında İzmir’deki modern binasına taşınan İzmir Bölge Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü, bölgedeki adalet mekanizmasının en önemli çarklarından biri konumunda.

Ege ve Akdeniz’deki 9 İl Bu Laboratuvara Emanet

Tam donanımlı altyapısıyla bölgenin yükünü üstlenen laboratuvar; İzmir, Manisa, Aydın, Denizli, Uşak, Isparta, Burdur, Muğla ve Antalya olmak üzere toplam 9 ilin kolluk kuvvetleri ile adli mercilerinden gelen kriminal taleplere yanıt veriyor.

Jandarma teşkilatının bilim üssü sayılan tesiste uzman ekipler;

El yazısı ve doküman incelemeleri,

Biyolojik ve kimyasal analizler,

Ses, görüntü ve veri incelemeleri,

Balistik, iz ve parmak izi tespiti

gibi hayati başlıklarda milimetrik araştırmalar yürütüyor.

İncelemelerde Yerli ve Milli Yazılım Gücü

Laboratuvardaki teknik altyapıya ilişkin açıklamalarda bulunan İzmir Bölge Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürü Binbaşı Gürdal Köse, kritik adımlarda yerli imkânlardan faydalandıklarını belirtti. Köse, "Parmak izi, balistik ile el yazısı ve doküman incelemelerinde yerli ve milli yazılımlarımızı kullanıyoruz. Sistemlerimizi olabildiğince milli hale getirerek analizlerimizin güvenilirliğini artırıyoruz" ifadelerini kullandı.

"Sıfır Hata" İlkesi: Her Rapor Çifte Kontrolden Geçiyor

Adli raporların insanların hayatını ve özgürlüğünü doğrudan etkilediğinin bilinciyle hareket ettiklerini vurgulayan Binbaşı Köse, laboratuvardaki denetim mekanizmasını şu sözlerle anlattı:

"Uzmanlarımız raporların sorumluluğunu bilerek son derece titiz bir çalışma yürütür. Hata riskini tamamen ortadan kaldırmak adına her rapor en az iki uzman tarafından incelenir. İlk personelin tamamladığı analiz, ikinci bir uzman tarafından en başından sonuna kadar tekrar kontrol edilir. Rapor ancak bu süreç tamamlandıktan sonra adli makamlara sunulur."

104 Haftalık Zorlu "Kriminal" Eğitimi

Laboratuvarın başarısının arkasındaki en büyük gücün nitelikli personel olduğunu belirten Köse, kadronun yetişme sürecine de değindi. Jandarma personeli arasından zorlu sınavlarla seçilen adaylar, kendi branşlarında 104 hafta (yaklaşık 2 yıl) süren ağır bir kriminal inceleme eğitimine tabi tutuluyor. Türkiye genelindeki tüm jandarma kriminal laboratuvarlarında aynı standartların ve yöntemlerin uygulandığı, bu sayede rapor kalitesinin her yerde eşit tutulduğu ifade edildi.

Yılda ortalama 25 bin dosyayı karara bağlayan dev merkez, bu yılın geride kalan döneminde ise 8 bin 700 farklı dosyaya ait 86 bin 850 bulguyu mercek altına aldı.

Olay Yerine Bilinçsiz Müdahaleye Karşı Kritik Uyarı

Olay yerindeki delillerin korunmasının adli soruşturmaların seyri açısından hayati önem taşıdığını hatırlatan Binbaşı Gürdal Köse, vatandaşlara şu uyarılarda bulundu:

"Suç mahallindeki bulgular bilinçsiz müdahaleler nedeniyle yok olabilir veya yapısı değişebilir. Vatandaşlarımız herhangi bir olayla karşılaştıklarında vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ni aramalıdır. Yetkili ekipler gelene kadar, acil bir yardım durumu yoksa, kesinlikle olay yerine girilmemeli ve hiçbir nesneye dokunulmamalıdır."