Türkiye’de son günlerde meydana gelen sarsıntıların ardından deprem riski yeniden gündeme gelirken, Moriwaki katıldığı bir konferansta Türkiye’nin deprem gerçeğine dikkat çekti. Deprem öncesinde alınacak mühendislik önlemlerinin olası yıkımların etkisini ciddi şekilde azaltabileceğini belirten Moriwaki, özellikle yapı güvenliği ve zemin analizinin ihmal edilmemesi gerektiğini dile getirdi.
Türkiye deprem riski yüksek ülkeler arasında
Deprem verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Moriwaki, dünya genelinde en fazla depremin Çin’de meydana geldiğini söyledi. Bu sıralamada Japonya’nın dördüncü, Türkiye’nin ise altıncı sırada yer aldığını belirten Moriwaki, iki ülke arasında yüzölçümü farkı bulunduğuna da dikkat çekti.
Türkiye’nin yüzölçümünün Japonya’dan yaklaşık iki kat daha büyük olduğunu ifade eden Moriwaki, metrekare bazında yapılan değerlendirmede Japonya’nın altıncı, Türkiye’nin ise 17. sırada bulunduğunu aktardı.
Kaçak yapılaşma deprem riskini artırıyor
Konuşmasında geçmişte yaşanan büyük depremlere de değinen Moriwaki, Türkiye’de 1939 yılında meydana gelen 7.9 büyüklüğündeki Erzincan Depremi’nin oldukça yıkıcı sonuçlar doğurduğunu hatırlattı. Japonya’da 2011 yılında gerçekleşen 9.1 büyüklüğündeki Fukushima depremine de değinen Moriwaki, büyüklüğün daha yüksek olmasına rağmen Japonya’daki hasarın farklı koşullar nedeniyle daha sınırlı kaldığını söyledi.
1999’daki Yalova depremi sonrasında Türkiye’de yapı güvenliği konusunun daha fazla gündeme geldiğini ifade eden Moriwaki, bu süreçte yapı denetim sisteminin devreye girdiğini hatırlattı. 2001–2011 yılları arasında uygulanan yapı denetimi sayesinde yeni inşa edilen binaların geçmişe kıyasla daha dayanıklı hale geldiğini belirten Moriwaki, özellikle 2000 yılı sonrası yapılan yapıların deprem karşısında daha dirençli olduğunu dile getirdi.
Türkiye’de yaklaşık 21 milyon yapı bulunduğunu belirten Moriwaki, bu yapıların yarısından fazlasının kaçak olduğunu söyledi. Deprem yönetmeliklerinin Japonya ile benzer seviyede olduğunu ifade eden Moriwaki, özellikle 2018’de yapılan düzenlemelerle kuralların daha da sıkı hale getirildiğini belirtti. Uzman isim, yapı güvenliği, zemin analizi ve mühendislik standartlarının eksiksiz uygulanmasının deprem riskini azaltmada belirleyici rol oynayacağını sözlerine ekledi.