Yeni Birlik Gazetesi Gündem KADEM’den nafaka çalıştayı: 'Ne mağduriyet üretmeli ne hak kaybına yol açmalı!'

KADEM’den nafaka çalıştayı: 'Ne mağduriyet üretmeli ne hak kaybına yol açmalı!'

Toplumun farklı kesimlerinde uzun süredir tartışılan nafaka sistemi, KADEM’in düzenlediği geniş katılımlı Hukuk Çalıştayı’nda masaya yatırıldı; hedef, ne kadınları mağdur eden ne de yükümlü tarafı zorlayan adil bir denge kurmak.

Türkiye kamuoyunda geniş yankı uyandıran nafaka konusu, Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) tarafından düzenlenen kapsamlı bir organizasyonla mercek altına alındı. İstanbul’da gerçekleşen "Nafaka Düzenlemelerinde Adil Denge" başlıklı Hukuk Çalıştayı; hukukçulardan sivil toplum temsilcilerine, hâkimlerden bakanlık bürokratlarına kadar çok sayıda uzmanı ortak bir zeminde buluşturdu.

"Ne Kadınlar Mağdur Olmalı Ne de Yükümlü Taraf Zorlanmalı"

Çalıştayın açılışında söz alan KADEM Hukuk Kurulu Başkanı Av. Elif Şeker, vakfın temel felsefesi olan "varoluşta eşitlik, sorumlulukta adalet" prensibine dikkat çekti. Ele alınan hukuki meselelerin yalnızca teknik boyutlarıyla değil; insan onuru ve toplumsal denge çerçevesinde değerlendirildiğini belirten Şeker, oluşturulacak yeni yapının öngörülebilir ve sürdürülebilir olması gerektiğinin altını çizdi. Farklı görüşlerin özgürce dile getirilmesinin önemine vurgu yapan Şeker, kalıcı çözümlerin yargı, akademi ve uygulamanın ortak aklıyla inşa edileceğini ifade etti.

"Nafaka Sadece Teknik Bir Detay Değil, Toplumsal Bir Mesele"

KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Av. Dr. Canan Sarı ise konuşmasında, nafakanın bireylerin yaşam kalitesini ve toplumun adalet duygusunu doğrudan etkileyen çok boyutlu bir yapıya sahip olduğunu vurguladı.

Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasının süresizliğine ilişkin iptal kararının ardından tartışmaların yeniden ivme kazandığına değinen Sarı, bu hassas sürecin toplumun tüm kesimlerinin beklentilerini gözeten bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini belirtti.

"Kazanılmış Hakların Zedelenmemesi Esastır"

KADEM’in 13 yıldır kadının onuruyla yaşayabileceği güvenli bir toplum ve adaletli bir gelecek hedefiyle çalıştığını belirten Canan Sarı, muhtemel bir yasal reform sürecinde izledikleri temel kırmızı çizgileri şu sözlerle özetledi:

"Toplumsal sorunların adalet ve bilimsel veriler ışığında ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Değişen toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda hukuk düzeninin gözden geçirilmesi doğaldır; ancak kadınların kazanılmış haklarının zedelenmemesi ve yeni mağduriyetlerin oluşmaması temel esasımızdır."

Evlilik süresince bakım sorumluluğu sebebiyle iş hayatından uzak kalan ya da henüz ekonomik bağımsızlığını kazanamayan kadınlar için boşanmanın büyük finansal riskler taşıdığına değinen Sarı; değişen eğitim, istihdam ve aile yapısı gibi unsurların bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Masada Ne Var? Süreli Nafakadan Sosyal Devletin Rolüne

Günün ilk yarısında güncel yargı kararları, uluslararası örnekler ve mevcut hukuki mevzuatın değerlendirildiği çalıştayda; öğleden sonra kurulan ihtisas masalarında kritik başlıklar detaylandırıldı:

Süreli nafaka uygulamaları ve standartları,

Yoksulluk nafakasında sosyal devletin üstleneceği rol,

Ekonomik olarak zayıf tarafın korunma mekanizmaları,

Nafaka miktarının belirlenmesinde kullanılacak somut kriterler,

Tahsilat süreçlerinde yaşanan aksaklıklar ve pratik çözüm önerileri.

Gün boyu süren beyin fırtınalarının ardından elde edilen tüm çıktıların ve önerilerin raporlaştırılarak; başta karar alıcılar ve ilgili kamu kurumları olmak üzere tüm hukuk camiasıyla paylaşılması hedefleniyor.