Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesinde 9 kişinin yaşamını yitirdiği Ayser Çalık Ortaokulu saldırısına ilişkin yeni ve çarpıcı detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor. Okulda görev yapan Sosyal Bilimler Öğretmeni İbrahim Huylu, 14 yaşındaki saldırganın profilini ve olay öncesindeki tedirgin edici davranışlarını gün yüzüne çıkardı.
Öğretmen Huylu, saldırganın çevresine karşı tamamen kapalı olduğunu ancak kendisini tanımlarken kullandığı bir ifadenin dikkat çekici olduğunu belirtti. Failin, İngilizce kökenli ve "okul avcısı" (school shooter/hunter) anlamına gelen bir kavramı sık sık kullandığını dile getiren Huylu, "Kimseyle muhatap olmazdı, hiç arkadaşı yoktu. Ancak bu yıl yanında üç kişinin daha olduğu söyleniyordu" dedi.
Aile Dinamiği ve "Okul Avcısı" Kavramının Arka Planı
Saldırganın aile yapısına dair gözlemlerini de aktaran İbrahim Huylu, emniyet mensubu olduğu belirtilen baba ile çocuk arasındaki hiyerarşinin tersine döndüğünü ifade etti. "Baba çocuk üzerinde etkili değildi, tam tersine çocuk babanın üzerinde etkiliydi" diyen Huylu, bu durumun okul ortamında da hissedildiğini vurguladı.
Kriminoloji literatüründe "okul avcısı" tabiri, genellikle okul ortamında kitlesel şiddet eylemi gerçekleştirmeyi planlayan veya bu tür geçmiş eylemlere hayranlık duyan bireyler için kullanılan patolojik bir tanım olarak kabul edilmektedir. Uzmanlar, çocukların dijital dünyada bu tür alt kültürlerle etkileşime girmesinin ve ebeveyn denetiminin zayıflamasının, şiddet eğilimini tetikleyen en büyük unsurlar arasında olduğunu belirtmektedir.
Okul Güvenliğinde Yeni Dönem ve Risk Analizleri
Türkiye'de son dönemde artan okul içi şiddet olayları üzerine Millî Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı, "Güvenli Okul" projesi kapsamında denetimlerini sıkılaştırdı. Mevcut düzenlemelere göre, özellikle ateşli silahlara erişimi olan ebeveynlerin bulunduğu hanelerde, silahların muhafazasına yönelik denetimlerin ve çocukların psikososyal gelişim takibinin daha sıkı yapılması hedefleniyor.
Vefat eden öğrencilerin de öğretmeni olduğunu belirten İbrahim Huylu, okulda güvenlik önlemlerinin ve rehberlik faaliyetlerinin hayati önemini bir kez daha hatırlatarak, bu acı olayın eğitim camiasında derin bir yara açtığını ifade etti.