Tazminat Hayali Kurarken Sanık Sandalyesine Doğru
Netanyahu, 2024 yılında kendisinin "ciddi bir hastalığı" olduğunu ileri süren duayen gazeteciler Ben Caspit, Uri Misgav ve eski Şabak ajanı Gonen Ben Yitzhak’a karşı savaş açmıştı. 500 bin Şekel (yaklaşık 135 bin dolar) tazminat talep eden Netanyahu, bu iddiaların asılsız olduğunu savunuyordu. Ancak Nisan 2026’da gelen "Prostat kanseri tedavisi gördüm ve atlattım" itirafı, davanın seyrini bir anda değiştirdi.
Yargıçtan Kaçış Yok: 13 Mayıs Son Gün!
Merkez Bölge Mahkemesi Yargıcı Menachem Mizrachi, davanın seyrini kökten değiştirecek karara imza attı. Netanyahu’nun gizli tutmak için yoğun çaba sarf ettiği tıbbi kayıtların, mühürlü bir dosya halinde mahkemeye sunulmasını istedi. Başbakan’ın sağlık ekibinin başındaki Dr. Tzvi Berkovitz’in de imzalı bir mektupla bu sürece eşlik etmesi emredildi. Belge teslimi için son tarih ise 13 Mayıs olarak belirlendi.
Kritik Soru: Teşhis Ne Zaman Konuldu?
Davanın kilit noktasını, kanser teşhisinin tam olarak ne zaman konulduğu oluşturuyor. Eğer teşhis, Netanyahu’nun "Yalan söylüyorlar" dediği 2024 yılında konulmuşsa; Başbakan hem mahkemeyi yanıltmakla hem de kamuoyuna yalan söylemekle karşı karşıya kalacak. Gazeteci Uri Misgav, Netanyahu’nun tedavi ekibindeki Prof. Dr. Aron Popovtzer gibi isimlerin de tanık olarak dinlenmesini talep ederek baskıyı artırdı.
Mühürlü Dosyada Neler Var?
Mahkemeye sunulacak olan dosya, Netanyahu’nun sadece son dönemdeki kanser tedavisini değil, hastalığın ilk ortaya çıktığı anı ve tüm tıbbi seyrini kapsayacak. Şimdilik "mühürlü" kalacağı ve kamuoyuna açıklanmayacağı belirtilen bu belgeler, Başbakan’ın bizzat ifade vermesinin ardından davanın gidişatını belirleyecek. Kendi açtığı davada "av" konumuna düşen Netanyahu’nun savunması merakla bekleniyor.